YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10682
KARAR NO : 2013/6617
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair…. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 02.02.2010 gün ve 2009/300 Esas, 2010/20 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Kovuşturma aşamasında müdafii bulunmadığı halde, gerekçeli karar başlığında sanık müdafiin gösterilmesi ve 02.10.2009 olan suç tarihinin başlıkta yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.
Soruşturma aşamasında sanık için baro tarafından görevlendirilen Av. … Atılgan’ın kovuşturma aşamasında 17 yaşındaki mağdure çocuk vekili olarak görevlendirildiği anlaşılmış ise de, bu suçun mağdurunun kaçırılan ya da alıkonulan çocuğun kanunî temsilcileri olması ve soruşturma aşamasında görevlendirilen avukatların bu görevinin kovuşturma aşamasına geçilmesiyle sona ermesi karşısında, tebliğnamedeki bozma isteminin düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre, suç tarihinde 17 yaş içerisinde olan ve yaşadığı sorunlar nedeniyle kanuni temsilcilerinin bilgisi ve rızası dışında evi terkeden mağdureyi ailesine veya yetkili makamlara haber vermeden bir hafta süreyle yanında tuttuğu anlaşılan sanığın eyleminin, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu ve mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, genel kastla işlenen suçta kasıt bulunmadığı gerekçesiyle beraat karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.