YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10749
KARAR NO : 2012/8577
KARAR TARİHİ : 18.09.2012
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’nın 5941 sayılı Çek Kanununun 5/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52/1. maddeleri uyarınca 6.360,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Kayseri 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 18.10.2010 tarihli ve 2010/1078-886 sayılı kararının;
Dosya kapsamına göre; 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 16/b-4 maddesinde yer alan “Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 04.04.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakameleri Usulü Kanununun 225. maddesi uygulanabilir.” şeklindeki düzenlemeye, 20.12.2009 tarihli ve 27438 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanununda yer verilmemiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 195. maddesi uyarınca, sanığa gelmese dahi yokluğunda duruşma yapılabileceğine dair açıklamalı davetiye gönderilmesinin yeterli olmayacağı, savunması alınmadan karar verilemeyeceği gözetilmeden, savunma … kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 05.04.2011 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-38-0280- 2011/3842/17815 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesi 06.03.2012 tarih 2011/26333 esas 2012/30651 sayılı kararı ile;
Hükümlü …’nın istinabe yoluyla Demirci Sulh Ceza Mahkemesinin 30.09.2010 gün ve 2010/99 Tal. sayılı oturumunda savunmasının alındığının dosya kapsamıyla belirlenmesi ve adı geçenin ifadesinde, dava konusu çeki kendisinin keşide etmediğini Şevket Kızıl isimli kişi tarafından imzası taklit edilmek suretiyle 3.kişilere verildiğini beyan etmesi ile hükümlüden alınan imza örnekleri ile suça konu çekteki imza ve muhatap banka şubesinden gönderilen imza sirkülerindeki imza örnekleri arasında gözle görülür bir farklılık bulunması karşısında, çek aslı getirtilerek, çekteki imzanın sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği gözetilmeksizin ve kararın dayanağı olarak, yeterli ve yasal gerekçe karar yerinde gösterilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulduğu belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, karar verilmiştir.
Bu defa;
Dosya kapsamına göre; istinabe yoluyla Demirci Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/99 talimat sayısına kayden 30.09.2010 tarihli oturumda savunması alınan sanık …’nın dava konusu çeki kendisinin keşide etmediğini, Şevket Kızıl isimli kişi tarafından imzası taklit edilmek suretiyle 3. kişilere verildiğini beyan etmesi ve hükümlüden alınan imza örnekleri ile suça konu çekteki imza ve muhatap banka şubesinden gönderilen imza sirkülerindeki imza örnekleri arasında gözle görülür bir farklılık bulunması karşısında, çek aslı getirtilerek çekteki imzanın sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği gözetilmeksizin ve kararın dayanağı olarak, yeterli ve yasal gerekçe karar yerinde gösterilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 25.04.2012 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04- 105-38-0280- 2011/8999/30798 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evraki ile birlikte tevdi kılınmakla gereği düşünüldü:
İddianame içeriğine, sevke, tevdii kararına, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 09.02.2012 gün ve 2012/1 sayılı Kararına ve Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre temyiz incelemesini yapma görevi Yüksek 15. Ceza Dairesine ait bulunduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi