Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/11317 E. 2012/13570 K. 24.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11317
KARAR NO : 2012/13570
KARAR TARİHİ : 24.12.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.01.2012 gün ve 2009/28 Esas 2012/3 Karar sayılı re’sen de temyize tâbi hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş ve incelemenin de sanık müdafii tarafından duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 19.12.2012 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaâsı dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştır.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 Karar sayılı ilamı ile TCK.nın 61. maddesinin 4 ve 5. fıkraları hükümleri karşısında, 43. madde uyarınca yapılacak artırmanın 103/6. maddenin tatbikinden önceki fıkralara göre bulunan ceza miktarı üzerinden yapılarak, elde edilen artırım tutarının 103/6. maddesi ile belirlenen cezaya eklenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
29.06.2005 gün ve 5377 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanuna eklenen 61/7. maddesine göre de sonuç cezanın 30 yıla kadar artırılabilineceği kuralına aykırı olarak sanığın mağdure …’ya karşı eyleminden dolayı, TCK.nın 103/2, 103/3, 103/4, 43/1 ve 103/6. maddeleri uyarınca verilen 25 yıl hapis cezasının, aynı Kanunun 49. maddesi uyarınca hapis cezasının 20 yıldan fazla olamayacağı gerekçesiyle 20 yıla indirilmesi suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
Sanığın, mağdurenin babası olması sebebiyle hakkında TCK.nın 53/5. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğuna karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.