YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11325
KARAR NO : 2012/10585
KARAR TARİHİ : 01.11.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından (3 kez) sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; mağdur …’ya yönelik eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suç ve beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından (2 kez) mahkûmiyetine dair Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.04.2012 gün ve 2010/150 Esas, 2012/82 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın mağdur …’ya yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanığın mağdur …’a yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Mağdurların anlatımları ve tüm dosya kapsamından sanığın mağdurların cinsel organını gösterip mağdur …’a da uzaklaşmasını söyledikten sonra diğer mağdurlara yönelik eylemlerini gerçekleştirip bu mağdura yönelik bedensel temas içeren eylemi bulunmaması nedeniyle TCK.nın 105. maddesinden hüküm kurulması yerine TCK.nın 103/1 ve 103/6. maddelerinde hüküm kurulması,
Sanığın mağdur …’a karşı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın kısa süreyle mağdurun poposunu elleme şeklinde oluşa uygun olarak kabul edilen eyleminin sonucunda mağdur hakkında Avukat … Devlet Hastanesi Başhekimliğinin 05.05.2010 tarihli raporunda “mağdurların ruhsal muayenesinde herhangi bir ruhsal bozukluk saptanmamış” olduğunun belirtilmesine rağmen Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 27.07.2011 günlü raporunda, ” mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun” bildirilmesi karşısında raporlar arasındaki çelişki gözetilerek Adli Tıp Kurumu Kanununun 15. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan, mağdurun bu olay nedeniyle beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda nihai rapor alındıktan sonra sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.