Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/11407 E. 2012/12098 K. 28.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11407
KARAR NO : 2012/12098
KARAR TARİHİ : 28.11.2012

Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’nun yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.03.2012 gün ve 2011/172 Esas, 2012/67 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 102/2 ve 102/3-b maddeleri uyarınca verilen ceza 10 yılı geçse dahi, suçun sonucunda ruh sağlığının bozulmasından dolayı hakkaniyet gereği neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın, 49/1 ve 102/5. maddeleri gereğince yirmi yıla kadar artırılması olanaklı bulunduğu halde, 102/5. maddesinin uygulama dışı bırakılması ve TCK.nın 102/5. maddesinin uygulanma koşullarının tespiti için mağdurenin olaydan dolayı ruh veya beden sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre, (içinde en az iki adli tıp uzmanı ile tetkik edilecek konunun uzmanı bir hekimin zorunlu katılımıyla ve en az beş kişiden) oluşacak bir heyetten rapor alınarak sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken … Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca, usulüne uygun teşekkül etmeyen heyet tarafından düzenlenen 29.03.2011 tarihli sağlık kurulu raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.