Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/11683 E. 2012/13295 K. 19.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11683
KARAR NO : 2012/13295
KARAR TARİHİ : 19.12.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçu ve atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.04.2012 gün ve 2010/129 Esas, 2012/113 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle 12.12.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaâ dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 26.12.2012 Çarşamba günü saat 13.30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Nüfus kaydına göre suç tarihi itibarıyla 9 yaşını bitirmiş olan mağdurenin 2 yıl kadar bir süreyle olayla ilgili kimseye bir şey söylemediği, 2009 yılı sonbaharında mağdurenin mahalledeki bazı hareketlerinden şüphelenen tanık …’nın mağdurenin bu rahat davranışlarını abisi tanık …’e söylediği, O’nun da durumu anlattığı babası …’nın kızı mağdureyi sorgulaması üzerine mağdure davaya konu olaylardan bahsedince olayın Cumhuriyet Savcılığına intikal ettirildiği anlaşılmış olup, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 24.08.2011 tarihli raporunda mağdurenin beyanlarına itibar edilebileceği belirtilmiş ise de, Cumhuriyet Savcılığında alınan 12.10.2009 tarihli ifadesinde, mağdurenin iddiasına konu olayları anlatmakla beraber “ben bazen gerçek ile gördüğüm rüyaları karıştırıyorum, ancak benim anlattığım tüm olaylar gerçekten yaşandı, yalan söylemiyorum, çok korkuyorum, gördüğüm rüyalar beni çok etkiliyor” şeklinde açıklamalarda bulunması, ablası tanık …’nin mağdurenin 6- 7 yaşlarındayken elektrik çarpması nedeniyle psikolojosinin bozuk olduğunu beyan etmesi karşısında, mağdurenin anlatımlarının gerçek mi yoksa rüya ya da hayal ürünü mü olduğu konusunda şüpheye düşüldüğü, mağdurenin ablası tanık …’nin anlatımından sanığın mahallede yalnız mağdureye değil, başka çocuklara da zaman zaman para verdiğinin belirlenmiş olması, doktor raporlarından mağdurenin kızlığının bozulmadığının anlaşılması, tanık …’nin evde eline geçen mağdurenin külodunda bulunduğunu gördüğü kan lekesinin birçok nedene dayalı olmasının mümkün olabileceği ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın inkara dayalı savunmasının aksine, atılı suçları işlediğine dair şüpheden başka kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediği gözetilerek sanığın her iki suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin mahalline en seri biçimde bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
19.12.2012 tarihinde verilen işbu karar 26.12.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.