YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11824
KARAR NO : 2012/9513
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
Sanık … hakkında ırza geçme suçundan yapılan yargılama sonunda; nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkûmiyetine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.02.2006 gün ve 2005/559 Esas, 2006/66 Karar sayılı hükmün O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiin temyizi üzerine, Dairemizin 16.01.2012 gün ve 2011/1322 Esas, 2012/297 Karar sayılı ilamı ile bozma yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2012 gün ve 2006/104387 sayılı itiraznamesi ile itiraz etmesi üzerine, dosyanın gönderildiği Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 10.07.2012 gün ve 2012/744 Esas, 2012/1340 Karar sayılı gönderme kararı ile 05.07.2012 gün ve 28344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar ve 6352 sayılı Kanunun 101. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 5. madde gereğince itiraz konusunda bir karar verilmek üzere dava evrakı Daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden, İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 16.01.2012 gün ve 2011/1322- 2012/297 sayılı bozma kararının 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar uyarınca KALDIRILMASINA, karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın mağdureye yönelik nitelikli cinsel saldırı suçu sonucunda, mağdurenin beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığının araştırılıp, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 102/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılıp, sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 19.12.2006’da yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. 08.02.2008’de yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562 ve 25.07.2010’da yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesi karşısında; koşullarının varlığı halinde mahkemece sanığın adli sicil kayıtları da gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması lüzumu,
5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinin tatbiki sırasında aynı maddenin 3. fıkrası gereğince mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından 1. fıkra hükmünün uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 1412 sayılı CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.