Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/11856 E. 2012/9713 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11856
KARAR NO : 2012/9713
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

Sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve müstehcenlik suçlarından yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.09.2010 gün ve 2009/139 Esas, 2010/318 Karar sayılı hükümlerin sanık müdafiin temyizi üzerine, Dairemizin 05.10.2011 gün ve 2011/12768 Esas, 2011/470 Karar sayılı ilamı ile onama yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2012 gün ve 2012/117943 sayılı itiraznamesi ile itiraz edilmesi üzerine dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulundan 6352 sayılı Kanunun 101. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca Daireye gönderilmekle, sanık … hakkında beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm ile sınırlı olarak incelendi;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden, İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 05.10.2011 gün ve 2011/12768 Esas, 2011/470 Karar sayılı ilamında yer alan sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme ilişkin onama kararının 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkraları uyarınca KALDIRILMASINA, karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mağdurenin soruşturma aşamasında sanığın cinsel organını ağzına soktuğunu beyan ettiği, yargılama aşamasında ise organ sokma konusunda herhangi bir beyanının bulunmadığı gibi, olayın oluş şekli konusunda mağdurenin beyanı dışında delil elde edilmediği anlaşılmakla; suçun niteliğine etkisi bakımından duruşmada mağdureye sanığın cinsel organını ağzına sokup sokmadığı hususunun sorulması gerekirken bu husus sorulmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/ 76 sayılı Kararında açıklandığı üzere; mağdurun olay nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin raporun, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7,
23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyet tarafından düzenlenecek rapora göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik oluşturulan heyetçe verilen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Dairemizce verilen 05.10.2011 gün ve 2011/12768 Esas, 2011/470 Karar sayılı ilâmdaki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve müstehcenlik suçları hakkındaki onama hükümlerinin aynen muhafazasına, 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.