YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11901
KARAR NO : 2012/11339
KARAR TARİHİ : 14.11.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ( 2 kez) ve cinsel taciz suçlarından sanık … ‘un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Ünye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.04.2012 gün ve 2012/32 Esas, 2012/86 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca 3.000.TL dahil 3.000 TL’ye kadar doğrudan hükmedilen adli para cezalarının kesin nitelikte olduğu, buna göre sanığa 5237 sayılı TCK.nın 105/1, 62/1 ve 52/2. maddelerine göre cinsel taciz suçundan tayin olunan 1.500 TL’den ibaret cezanın tür ve miktarına ve hüküm tarihine göre kesin nitelikte olup temyizi mümkün bulunmadığından, sanık müdafiin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık hakkında mağdurelere karşı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen, 20.11.2007 tarih ve 142-240 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, mağdurelerin ruh sağlığındaki bozulmanın cezada artırım nedeni olabilmesi için hasarda devamlılık olması ve Adli Tıp Kurumunun bilinen uygulamalarına göre de, mağdurun ruh sağlığındaki bozulmanın cezada artırım nedeni olabilmesi için eylem sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin, suç tarihinden itibaren en az 6 ay geçtikten sonra Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas Kurulu ya da Adli Tıp Kurumu Kanunun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alınarak yapılması gerektiği gözetilmeden, olay nedeniyle mağderelerin ruh sağlınının bozulduğuna dair 19 Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezince söz konusu 6 aylık süreden önce yapılan muayeneye istinaden sanığın mağdurelerin ayrı günlerde, boyunlarına sarılıp, mağdure Dilek’e arkadan seslendiğim halde neden bakmıyorsun gibi sözler söylemesi ve mağdure …’ın poposuna çimdik atması eylemlerinin mağdurelerin ruh sağlıklarını nasıl bozduğu açıkça belirtilmeden verilen 03.01.2012 ve 10.01.2012 tarihlerinde düzenlenen raporlara dayanılarak TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.