Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/11904 E. 2012/11260 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11904
KARAR NO : 2012/11260
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.05.2012 gün ve 2012/130 Esas, 2012/278 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2012 tarihli iddianamesiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davası ile ilgili zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nın 103/1-a maddesinde mefruz cebrin unsur olarak yer almasına ve aynı Kanunun 103/4. maddesinin ise yalnızca maddi cebiri ifade etmesi nazara alındığında; nüfus kaydına göre suç tarihinde 14 yaşı içerisinde bulunan mağdurenin soruşturma aşamasında kollukta alınan beyanında sanığın kendisine otobüs kullanmasını teklif ettiğini, gitmek istememesi üzerine oturduğu yerden hafifçe kalkarak kolundan tutup zorla kucağına oturttuğunu ve kalkmak için direnmesine rağmen iki eliyle belinden sardığı için kalkamadığını, bu sırada bacaklarını pantolonunun üzerinden okşadığını söylemesine karşın, duruşmadaki anlatımında sanığın ısrar etmesi üzerine kendi rızasıyla şoför koltuğuna oturduğunu ifade etmiş olması karşısında, sanığın eylemini gerçekleştirirken mağdureye karşı maddi cebir kullanıp kullanmadığının belirlenmesi için adli emanetin 2011/3878 sırasında kayıtlı olduğu anlaşılan olayın gerçekleştiği belediye otobüsüne ait kamera görüntüleri izlenerek gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle sanığın cezasının TCK.nın 103/4. maddesiyle artırılıp artırılmayacağının belirlenmesi gerekirken suçun mefruz cebirle işlendiğinden bahisle sanığın cezasının anılan madde ile artırılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.