Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/12053 E. 2013/4453 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12053
KARAR NO : 2013/4453
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar … ve …’nün yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’nin atılı suçtan mahkûmiyetine, Gökhan’ın ise beraatine dair İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.03.2012 gün ve 2009/308 Esas, 2012/48 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … müdafii ve mağdure vekili tarafından istenilmesi ve sanık … müdafiince incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle 06.03.2013 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine ibraz ettiği vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaâ dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle, sanık …’ın diğer müdafii Av. …’ın ise mazereti nedeniyle duruşmaya gelemeyeceği dilekçesi ekinde gönderdiği Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastahanesin’den 01.03.2013 tarihinde almış olduğu 10 günlük sağlık raporundan anlaşılmakla, mazereti kabul edilip sözlü savunmasını yapabilmesi için duruşmanın 10.04.2013’e talikine oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 24.04.2013 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi, ilk derece mahkemelerinde, kovuşturma aşamasında hüküm verilinceye kadar, suçtan zarar gören, mağdur veya malen sorumlu olanlar, mahkemesine bir dilekçe vermek veya katılma istemini içeren sözlü başvurularının tutanağa geçirilmesi suretiyle kamu davasına katılabileceği, kanun yolu yargılamasında, katılma isteminde bulunulması olanaklı değil ise de, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmiş olmak koşuluyla, inceleme merciince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 237/2. maddesi uyarınca incelenip karara bağlanabileceğinin belirtildiği,
Dosya kapsamına göre de, 10.03.2011 tarihli duruşmada, davaya katılma talebinde bulunan mağdure … zorunlu vekilinin 25.04.2012 günlü dilekçesiyle de İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararı temyiz etmiş olmasına göre, katılma isteğini açıkça sürdürdüğünün anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “kanun yollarına başvurma …” kenar başlıklı 260. maddesinin birinci fıkrası ve “kamu davasına katılma” kenar başlıklı 237. maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uyarınca mağdure …’nin davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. …’ın da katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık … hakkında verilen beraat hükmü ile, delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, sanık … müdafii ve katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının ve sanık … müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmalarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
15.04.2013 tarihinde verilen işbu karar 24.04.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafii Av. Celal Nuri Demirtürk’ün yüzüne karşı tefhim olundu.