YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1207
KARAR NO : 2013/13622
KARAR TARİHİ : 19.12.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda: çocuğun nitelikli cinsel istismarı eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan ve diğer atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.02.2010 gün ve 2009/85 Esas, 2010/41 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sık sık evden kaçması nedeniyle başka cinsel istismar suçlarının da mağduresi bulunan ve 11.07.2008 tarihinde erkek arkadaşı …’le beraber rızası dahilinde evden kaçarak 10 gün birlikte kalıp birden fazla olacak şekilde cinsel ilişkiye giren 14 yaşındaki mağdurenin, suç tarihinden 9 ay sonra 21.07.2008 günü verdiği ilk ifadesinde sanığın yanına kaçtığını belirttikten sonra, sanıkla 2007 yılının Ekim ayında 5-6 kez rızası ile anal yoldan ilişkiye girdiğini beyan etmesinin ardından, bu beyanı ile çelişecek şekilde duruşmadaki beyanında ise olay tarihinde gerçekte … ile kaçtığını, …’in ceza almasını önlemek için sanığın yanına kaçtığını belirttiğini, sanıkla 1 yıl kadar arkadaşlık yaptığını, bu süre içerisinde öpüşüp, seviştiklerini, cinsel ilişkiye girmediklerini ifade etmesine, … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından … 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.11.2008 günlü mahkûmiyet kararlarının Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 24.06.2009 günlü ilamı onanmasına karar verilmesine, sanığın inkara yönelen savunmasına, tanıkların çelişkili beyanları, doktor raporları ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın atılı suçları işlediğine ilişkin kesin bir delilin bulunmadığı, diğer delillerle desteklenmeyen ve olaydan aylar sonra alınan doktor raporundaki kronik livata bulgusunun sanığın, mağdureye yönelik cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiğinin tek başına delili olamayacağı da gözetilerek sanığın atılı suçları işlediği hususunda şüpheden uzak, mahkûmiyeti için yeterli, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden atılı suçlardan beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.