YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12197
KARAR NO : 2012/12052
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve geceleyin konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; nitelikli cinsel saldırı suçu ve atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.03.2012 gün ve 2011/136 Esas, 2012/28 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen nitelikli cinsel saldırı suçuna uyan 5237 sayılı TCK.nın 102/2 ve 102/3-a maddeleri uyarınca verilen ceza, 10 yıla ulaşsa veya geçse dahi, suçun sonucunda ruh sağlığının bozulmasından dolayı neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın, aynı Kanunun 49/1 ve 102/5. maddeleri gereğince 20 yıla kadar artırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınarak ve Adli Tıp Kurumunun bilinen istikrarlı uygulamalarına göre de, eylem sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin, suç tarihinden itibaren en az 6 ay geçtikten sonra Adli Tıp kurumu İlgili İhtisas Kurulu yada Adli Tıp Kurumu Kanunun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alınarak yapılması gerektiği gözetilerek, 03.05.2011 tarihinde gerçekleşen olay nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna dair … Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezince söz konusu 6 aylık süreden önce yapılan muayeneye istinaden 16.09.2011 tarihinde düzenlenen raporla yetinilmeyerek, suç tarihinden itibaren 6 aylık asgari süre geçtikten sonra usulünce sağlık kurulu raporu alınıp, rapor sonucunda mağdurenin eylem nedeni ile ruh sağlığının bozulduğu tespit edildiği takdirde anılan kanun maddeleri gereğince hakkaniyet kuralları gözetilerek uygun bir artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, 102/5. maddenin uygulama dışı bırakılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia, savunma ve duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.