YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12229
KARAR NO : 2012/11575
KARAR TARİHİ : 19.11.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçuna teşebbüs etmek ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık … ile bu suçlara yardım etmekten sanıklar …, … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in atılı suçlardan mahkûmiyetine, diğer sanıkların ise atılı suçlardan beraatlerine dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.04.2011 gün ve 2009/82 Esas, 2011/71 Karar sayılı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçuna teşebbüs etmek suçu yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan … vekili, sanık … müdafii ile sanık … tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar Kemal, … ve Sonat haklarında verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçuna teşebbüs etmekten kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında mahkûmiyetin sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, 53/1. maddede öngörülen hakların bütününden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi, kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümün çıkarılarak, buınun yerine “sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usûl ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
İddianamedeki anlatımda sanığın mağdurenin gitmesine engel olmak amacı ile kolundan tutup yere yatırıp üzerine abanarak ve bağırmasını engellemek amacıyla ağzını kapatması şeklinde anlatılan eylemin, nitelikli cinsel istismar eyleminin zorlayıcı unsuru olduğu, mahkemenin gerekçeli kararının oluş bölümünde ise, sanığın mağdureyi gelenlerin görmemesi için orman içerisinde tepelik bir mevkiin altına doğru sürükleyip götürdüğünün belirtilmesine karşın, sanık ve mağdurenin beyanlarında bu hususun belirtilmediği, mahkemenin sanığın mağdureyi sürükleyip götürdüğünü ne şekilde tespit ettiği ve buna ilişkin deliller açıklanmadan, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun ne şekilde oluştuğu da tartışılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetlerinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.