YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1258
KARAR NO : 2012/9266
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.04.2010 gün ve 2008/326 Esas, 2010/168 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ile katılan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) vekili tarafından istenilmiş ve incelemenin de sanık müdafii tarafından duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 26.09.2012 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti;
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … …hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştır.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Katılan SHÇEK vekilinin hükmü temyiz ettikten sonra 01.06.2010 tarihli dilekçe ile temyizden feragat ettiği anlaşılmakla, katılan SHÇEK vekilinin temyiz isteminin reddiyle, incelemenin sanık müdafiin temyizi ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, kız kardeşi tanık …,’in 21.10.2008 günlü celsede sanığın, katılan mağdurenin pantolununu dizine kadar indirdikten sonra bağırmaması için ağzını kapattığını gördüğüne ilişkin ifadesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın eylemini cebir kullanarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, TCK.nın 103/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ;
Mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 29.04.2009 tarihli raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatrisi bulundurulmaması nedeniyle, Adli Tıp Kanununun 7 ve 23. maddelerine uygun teşekkül etmeyen ihtisas kurulunun düzenlediği rapora dayanılarak sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün ceza miktarı yönüyle sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.