Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/12837 E. 2012/13762 K. 26.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12837
KARAR NO : 2012/13762
KARAR TARİHİ : 26.12.2012

Nitelikli cinsel saldırı, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüte üye olma, örgüte yardım etme, 6136 sayılı Kanuna aykırılık, mağdureler …, …, …, …, …, …, …, … ., … ve …’nın fuhşuna aracılık yapmak suçlarından sanıklar …, …, …, …, … , … , …, …, …, … , …, … …, …, … , … , …, … …, …, … , … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar …, … ve …’in nitelikli cinsel saldırı suçundan beraatlerine, fuhuş suçundan (10’ar kez) ve örgüt kurma suçundan mahkûmiyetlerine, sanıklar …, …, … , … …, …, …, …, …, …, …, …’in fuhuş ve örgüte üye olmak suçlarından mahkûmiyetlerine, sanıklar …, … ve …’nun fuhuş suçundan (2′ şer kez) ve örgüte üye olmak suçundan mahkûmiyetlerine, sanık …’ın ayrıca nitelikli cinsel saldırı suçundan beraatine, sanık … …’nin örgüte yardım etme suçundan mahkûmiyetine, sanıklar …, … ve …’un örgüte üye olmak, fuhuş ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından mahkûmiyetlerine dair Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.02.2010 gün ve 2008/170 Esas, 2010/16 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar …, …, …, …, …, …, … … ve … müdafileri, … ve müdafileri ve sanıklar …, …, …, …, …, …, … , …, … …, …, …, … ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ve ek tebliğnameler ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Gıyaplarında verilen gerekçeli karar, sanık …’e birlikte oturup oturmadığı belirtilmeksizin “kardeşine” denilerek usulsüz olarak tebliğ edildiği, sanık …’a ise Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edilmek suretiyle haklarındaki hükümler kesinleştirilmiş ise de, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/3 ve 231/6. maddelerine göre; gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hükümlerde başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin belirtilmesi zorunlu olduğu halde, hüküm fıkrasında başvuru mercii ve şeklinin usulüne uygun gösterilmediği ve bu noksanlık CMK.nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni de sayılacağından anılan gerekçelerle sanıkların öğrenmeyle yaptıkları temyizlerin süresinde olduğunun kabulü ile bu sanıklar yönüyle de yapılan temyiz incelenmesinde;
Sanıklara verilen ceza miktarları itibarıyla …, …, … , …, … müdafileri ile sanıklar … ve … …’nin duruşmalı inceleme taleplerinin reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
1-Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen sanıklar …, …, … ve … hakkında …’e karşı nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen beraat hükümleri ile,
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık … …’nin örgüte yardım etmek suçundan,
Sanıklar …, … ve … ‘ın suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçundan,
Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … … ve …’ın örgüte üye olmak suçundan,
Sanıklar …, … ve …’un örgüte üye olmak ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, sanıklar ile müdafilerinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-a) Sanık … hakkında örgüt üyeliği ve fuhuş suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz incelenmesinde;
Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında müştekiler … ile … ‘e karşı yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna sanığın iştiraki ile ilgili 18.04.2008 günlü iddianame ile Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığı, sanığın dava konusu edilen bu eylemi haricinde kurulmuş örgüte yardım ettiği ve fuhşa aracılık yaptığına dair yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi.
b-) Sanık … dışındaki tüm sanıklar hakkında fuhuş suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyizlere gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sanıklar ve müdafilerinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Fuhşa sürüklenen mağdurelerin beyanları, HTS raporları ve tüm dosya içeriğinden sanıkların mağdure … haricindeki diğer mağdurelere zorla ya da çaresizliklerinden faydalanarak fuhuş yaptırdıklarına dair yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla ve fuhuş suçunun bünyesinde teselsülü de barındırdığı da gözetilmeden, sanıkların …’e yönelik eylemleri nedeniyle cezalarının TCK.nın 43. maddesince, diğer mağdurelere yönelik ise anılan Kanunun 43 ve 227/4. maddeleri uyarınca artırılması,
Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.12.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dosya kapsamına göre, örgüt faaliyeti kapsamında fuhuş suçu işleyen sanıkların, birden fazla mağdure çalıştırdıkları gibi aynı mağdureyi değişik zamanlarda, değişik kişilere birden çok kez pazarladıkları anlaşılmaktadır.Dairemiz sayın çoğunluğu, bizim de katıldığımız şekilde her bir mağdureye karşı ayrı bir fuhuş suçu oluşacağının kabulü ile birlikte, fuhuş suçunun bünyesinde teselsülü barındırdığından bahisle her bir mağdureye yönelik eylemlerde ayrıca zincirleme hükümlerine göre TCK 43. maddesi uyarınca artırım yapılmasını bozma sebebi yapmıştır. Bu kabulde; fuhuşun, başkalarının ihtiraslarını tatmin etmesi için devamlı suretle menfaat karşılığı ilişkiye girme ve bunu iş edinme olduğu düşüncesi yatmaktadır. Bu tanımda devamlık ve meslek edinme bulunduğu
için birden fazla yer temin etme, teşvik, barındırma, aracılık etme eylemlerinin de tek suç olduğu kabul edilmektedir.
Dairemiz sayın çoğunluğunun dayandığı fuhuşun bünyesinde teselsülü barındırdığı, tek suç olduğu görüşü, ister fuhuşun bizatihi tanımına, ister fuhuşla mücadele tüzüğüne dayandırılsın bu isabetli bir değerlendirme değildir. Şöyle ki; fuhuşun devamlılık gerektirdiği gibi zorunluluk yoktur. Nitekim Türk Dil Kurumu sözlüğünde de fuhuş ‘‘İçinde bulunulan toplumun kurallarına uymayan bir biçimde bir veya birkaç kişiyle para karşılığında cinsel ilişkide bulunma’’ olarak tanımlanmakta, menfaat karşılığı kurulan ilişki, bir ilişkide olsa bunun da fuhuş olduğu belirtilmektedir. Devamlılığın var olduğu kabul edilse dahi esasen mağdureler için yapılan tanımı suçun sanığına teşmil etmek de uygun değildir. TCK.nın 227 maddesinde fuhuş suçunun sanığının, suçun unsurlarındaki hareketleri devamlı ve itiyadı olarak yapması aranmamaktadır. Suçun unsurlarından olan teşvik etme, yolunu kolaylaştırma, yer temin etmek gibi hareketlerden biri bir kez de yapılmış olsa fuhuş suçu gerçekleşmektedir. Fuhuşla Mücadele Tüzüğünün 15 ve 20. maddelerinde genel kadınların “..başkalarının cinsel arzularını menfaat karşılığı tatmin etmeyi sanat edinen, mükerreren ve birçok erkeklerle münasebette bulunan..’’ kişiler olduğu ifade edilmekte ise de; Fuhuşla Mücadele Tüzüğü bu işi devamlı yapan kadınların tabi olacağı kuralların tanzimi ve bulaşıcı hastalıkların önlenmesi amacıyla hükümler vazettiğinden tüzükte bu işi devamlı yapan kadınların konu edilmesi doğaldır. Bu nedenle, Fuhuşla Mücadele Tüzüğünün hükümlerine göre mağdur için yapılan tanımdan yola çıkarak fuhşun bünyesinde teselsülü barındırdığı ve birden fazla teşvik, aracılık, yer temin etmenin tek suç olduğu fikri de yerinde olmadığı gibi tüzük hükümlerine bakarak suçun unsularının tespiti de doğru bir değerlendirme olmayacaktır.
TCK 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç için bir suç işleme kararının gereği olarak değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla kez işlenmesi durumunda bir cezaya hükmedilir. Sanıklar da fuhuş yapan mağdureleri değişik zamanlarda birden çok kez pazarlamış, her mağdure için her bir müşteri temininde ve aracılığında ayrı ayrı suç işlemişlerdir. Ancak aynı mağdurelere yönelik aynı kararın gereği olarak birden fazla suç işlenmiş olduğu için her bir mağdure için zincirleme suç hükümlerine göre artırılmış tek bir cezaya hükmedilmelidir. Yine TCK 43/3. maddesinde hangi suçlar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiş olup fuhuş suçu bu suçlar arasında da sayılmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle değişik aralıklarla her defasında ayrı ayrı müşteri bulmuş, aracılık etmiş, yer temin etmiş konumda olan sanıkların her bir mağdureye karşı zincirleme şekilde atılı suçu işlediği ve her bir mağdureye yönelik hakkında TCK 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.