YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12891
KARAR NO : 2013/9290
KARAR TARİHİ : 18.09.2013
Irza geçme ve saldırgan sarhoşluk suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; ırza geçme suçundan mahkûmiyetine, saldırgan sarhoşluk suçundan beraatine dair Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.06.2011 gün ve 2010/323 Esas, 2011/236 Karar sayılı hükümlerin süresi içerisinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, mağdurenin zorunlu vekilinin sanığın cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’ın davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. …’nun katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında saldırgan sarhoşluk suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığa isnat olunan saldırgan sarhoşluk suçunun kanunda öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nın 102/5. maddesinde belirtilen 2 yılık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanığın sorgusunun yapıldığı 19.09.2001 ile karar tarihine kadar bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine sanığın beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.