Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/12955 E. 2013/9202 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12955
KARAR NO : 2013/9202
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

Hürriyeti tahdit, silahla kasten yaralama, ruhsatsız silah taşıma suçlarından sanık …’in; ruhsatsız silah taşıma suçundan sanık … ve hürriyeti tahdit suçlarından sanık …’nin yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’ın mağdurlar …, … ve …’a karşı hürriyeti tahdit eylemlerinin ayrı ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturduğu kabul edilerek (3 defa), sanıklar … ve …’nin mağdurlar … ve …’ye karşı hürriyeti tahdit eylemlerinin bir bütün olarak zincirleme şekilde hürriyeti tahdit suçunu oluşturduğu kabul edilerek birer defa, ayrıca sanık …’ın atılı silahla kasten yaralama ve ruhsatsız silah taşıma suçlarından mahkûmiyetlerine, sanık …’ın atılı ruhsatsız silah taşıma suçundan beraatine dair Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinden (CMK.nın 250. maddesi ile görevli) verilen 11.06.2010 gün ve 2006/306 Esas, 2010/193 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … müdafii, sanık … ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve … hakkında ruhsatsız silah taşıma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen ruhsatsız silah taşıma suçlarının 6136 sayılı Kanunun 13/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nın l02/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 16.06.2003 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK.nın 7. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında ruhsatsız silah taşıma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık … hakkında polis görevlileri olan mağdurlar …, … ve … … yönelik hürriyeti tahdit suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sanık müdafiin ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, evrakı tefrik edilmiş olan sanık … ile birlikte, eylemlerini silah kullanarak ve mağdurların yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 109. maddesinin üçüncü fıkrasının a ve b bentleriyle birlikte aynı fıkranın c bendinin de uygulanması gerektiği, bu durumda birden fazla bendin ihlal edilmiş olmasından dolayı TCK.nın 109/2. maddesiyle belirlenen temel cezanın, suçun işleniş şekli gözetilip 5237 sayılı TCK.nın 3 ve 61. maddeleri uyarınca alt sınırdan makul bir oranda artırım yapılmak suretiyle belirlenmesi lüzumu nazara alınarak sanık hakkındaki lehe kanun değerlendirilmesinin buna göre yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Sanık … ve … hakkında mağdurlar … ve … yönelik hürriyeti tahdit ve müessir fiil suçlarından yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sanık müdafiin ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların, mağdur …’ı 15 gün mutat iştigalinden mahrum kalacak şekilde, … ise basit biçimde yaralayıp onları bağlamak suretiyle her bir mağdura yönelik ayrı eylemlerle gerçekleştirdikleri hürriyetten yoksun kılma eylemlerinin mağdur sayısınca suç teşkil ettiği ve mağdurların raporlarına göre yaralama eylemlerinin de hürriyeti tahdit suçlarının unsurlarını oluşturduğu gözetilerek sanıkların mağdur sayısınca, mağdur …’ın yaralanmasının derecesi de alt sınırdan ayrılma gerekçesi yapılarak 765 sayılı TCK.nın 179/2-3 ve 5237 sayılı TCK.nın 109/2, 3-a.b maddeleri karşılaştırılmak suretiyle cezalandırılmaları yerine zincirleme biçimde tek hürriyeti tahdit suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık … ve sanık … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.