YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13345
KARAR NO : 2013/9675
KARAR TARİHİ : 25.09.2013
Cinsel taciz, şantaj ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından sanık …’ın ve şantaj suçundan sanık …’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’ın cinsel taciz, yağma ve beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından mahkûmiyetine ve sanık …’ün üzerine atılı suçtan beraatine dair Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2011 gün ve 2010/19 Esas, 2011/613 Karar sayılı kısmen re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve mağdurlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurelerin şikâyetçi olduğu, mağdureler vekilinin de sanığın cezalandırılmasını talep edip hükmü temyiz ettiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurelerin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdurler … ve …’ın davaya katılmasına ve vekilleri Av. … katılanlar vekili olarak kabulüne karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Sanık … hakkında şantaj suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan katılanlar … ve … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.05.2009 gün, 2009/2-2 Esas ve 2009/115 sayılı Kararında vurgulandığı gibi sanığın adli sicil kaydına konu olan Bursa Sulh Ceza Mahkemesinin 15.10.2008 tarih ve 2008/866 Esas, 2008/1250 Karar sayılı ilamı ile tayin olunan adli para cezasının miktarı itibarıyla 1412 sayılı CMUK.nın 305/2. maddesi gereğince kesin olduğu ve aynı Kanunun 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılanlar … ve … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkralarındaki “sanık …’ın tekerrüre esas Bursa 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/866 Esas ve 2008/1250 Karar sayılı ilamındaki yaralama suçundan dolayı verilen 500 TL Adli Para Cezası dikkate alınarak, TCK-58/6. maddesi gereğince, cezasının infazının mükerrirlere özgü İnfaz rejimine göre yapılmasına, 5275 sayılı Kanunun 108/4. maddesi uyarınca, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasina,” ilişkin bölümün hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan re’sen de temyize tâbi hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.05.2009 gün, 2009/2-2 Esas ve 2009/115 sayılı Kararında vurgulandığı gibi sanığın adli sicil kaydına konu olan Bursa Sulh Ceza Mahkemesinin 15.10.2008 tarih ve 2008/866 Esas, 2008/1250 Karar sayılı ilamı ile tayin olunan adli para cezasının miktarı itibarıyla 1412 sayılı CMUK.nın 305/2. maddesi gereğince kesin olduğu ve aynı Kanunun 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK.nın 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
Sanık hakkında TCK.nın 105/1. maddesi gereğince 6 ay olarak belirlenen hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında arttırım yapılırken 7 ay 15 gün yerine, hesap hatası sonucu 8 ay hapis cezasına hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılanlar … ve … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında sanığın cezasının TCK.nın 43. maddesi ile artırılmasına ilişkin bölümdeki “..8 ay …” ibaresi çıkarılarak, yerine “…7 ay 15 gün …” ibaresinin eklenmesi ve “sanık …’ın tekerrüre esas Bursa 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/866 Esas ve 2008/1250 Karar sayılı ilamındaki yaralama suçundan dolayı verilen 500 TL Adli Para Cezası dikkate alınarak, TCK-58/6. maddesi gereğince, cezasının infazının mükerrirlere özgü İnfaz rejimine göre yapılmasına, 5275 sayılı Kanunun 108/4. maddesi uyarınca, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,” ilişkin bölüm hükümden çıkartılmak suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve kabule uygun olarak sanığın, para vermez ise mağdurenin … isimli kişiyle olan ilişkisini babasına söyleyeceği ve tecavüz görüntülerini babasına göstereceği yönünde şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususları açıklayacağı tehdidinde bulunarak mağdurdan birden fazla kez para aldığının anlaşılması karşısında sanığın eyleminin şantaj suçunu oluşturduğu ve sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nın 107/2 ve 43/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde yağma suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.05.2009 gün, 2009/2-2 Esas ve 2009/115 sayılı Kararında vurgulandığı gibi sanığın adli sicil kaydına konu olan Bursa Sulh Ceza Mahkemesinin 15.10.2008 tarih ve 2008/866 Esas, 2008/1250 Karar sayılı ilamı ile tayin olunan adli para cezasının miktarı itibarıyla 1412 sayılı CMUK.nın 305/2. maddesi gereğince kesin olduğu ve aynı Kanunun 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK.nın 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılanlar … ve … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.