YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13485
KARAR NO : 2013/6426
KARAR TARİHİ : 22.05.2013
Cinsel taciz ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından sanık …’nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan beraatine dair … 6. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2010 gün ve 2010/1784 Esas, 2010/ 2117 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Şikâyetçi olan mağdure vekiline CMK.nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemedikleri sorulmamış ise de; CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, küçük mağdurenin annesinin şikâyetçi olduğu, zorunlu vekilin de yargılamada sanığın cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure … ‘nun katılmasına, zorunlu vekilinin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek katılan mağdure vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı ve samimi beyanlarına, mağdurenin cep telefonunun sanık tarafından arandığına ilişkin arama kayıtlarına ve dosya kapsamına göre; sanığın suç tarihinde mağdureyi üç kez telefonla arayarak “sen …’sin değil mi, nasılsın, iyi misin, sana birşey söyleyeceğim iyi dinle, seni kucağıma almak istiyorum, g. den, a.. dan sk edeceğim” şeklinde cinsel içerikli sözler sarf ettiğinin anlaşılması, eylemlerinin bir bütün olarak zincirleme cinsel taciz suçunu oluşturması karşısında, cinsel taciz suçundan TCK.nın 105 ve 43. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde cinsel taciz ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.