YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13546
KARAR NO : 2013/2184
KARAR TARİHİ : 05.03.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.06.2012 gün ve 2008/466 Esas 2012/267 Karar sayılı, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümler yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii ve sanık … tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olaydan sonra mağdurelerin Ümraniye Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 03.05.2007 tarihli raporlarının düzenlenmesi esnasındaki muayenelerinde, adli tıp uzmanına olayı öyküleme biçimleri de dikkate alındığında mağdurelerin eylemin gerçekleştiği yer ile sanıkların eylemlerini gerçekleştirirken ne şekilde cebir ve tehdit kullandığına ilişkin aşamalarda birbirleri ile çelişen beyanları dışında delil elde edilemediği gibi, 03.05.2007 tarihinde Ümraniye Adli Tıp Şube Müdürlüğünce yapılan muayenelerinde hymende taze yırtıklar olmakla birlikte vücutlarında herhangi bir darp ve cebir izi bulunmadığı, mağdurelerin zor iddialarının, kendilerini ailelerine karşı haklı çıkarma gayretine bağlı olabileceği gözetilerek;
Sanık …’in, 15 yaşını doldurmuş olan mağdure … ile cinsel ilişki eyleminin TCK.nın 104/1. maddesi kapsamında kaldığı ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.03.2008 gün ve 2007/253 Esas, 2008/82 sayılı Kararında da açıklandığı üzere 5237 sayılı TCK.nın 26/2. maddesindeki “kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez” düzenlemesi karşısında 15 yaşını bitirmiş mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyan sanığın aynı Kanunun 109. maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışından söz edilemeyeceği, rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği gözetilerek cinsel eylemi nedeni ile mağdurenin soruşturma aşamasında şikâyetçi olmadığı da dikkate alınarak düşme kararı verilmesi; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmaması nedeni ile bu suçtan da adı geçen sanığın beraatine hükmedilmesi gerekirken atılı suçlardan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Onaylı nüfus kaydına göre 15.10.1991 doğumlu olup suç tarihinde 15 yaşını tamamlamış olduğu anlaşılan ve TCK.nın 103/1.b maddesi kapsamında kalan mağdure …’e karşı cebir kullanılmasının, cinsel istismar suçunun unsuru olması nedeniyle sanık … hakkında uygulama olanağı bulunmayan TCK.nın 103/4. maddesi ile artırım yapılması,
Sanık …’in, TCK.nın 103/1-a maddesi kapsamında kalan suç tarihinde 15 yaşını, bitirmeyen mağdure …’a yönelik cinsel istismar eyleminde, mefruz cebir’in suçun unsuru olması ve eylemde maddi cebir ve tehdit bulunmaması nedeni ile aynı Kanunun 103/4. maddesinin uygulanamayacağı; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda ise sanık …’in cebir, tehdit ve hile olmaksızın eylemini 30.04.2007 ve 19.05.2007 tarihlerinde aynı suç işleme kararıyla birden fazla gerçekleştirdiği gözetilerek zincirleme şekilde TCK.nın 109/1. maddesi ile mahkûmiyeti yerine, 109/2. maddesinden uygulama yapılarak yazılı biçimde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafii ve sanık …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanık …’in TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin mahalline en seri şekilde bildirilmesi hususunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 30.11.2012 tarih ve 2891 sayılı Kararıyla Üsküdar Adli teşkilatı kapatıldığından dosyanın İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.