YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13796
KARAR NO : 2012/11442
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkûmiyetine dair … 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.05.2012 gün ve 2010/536 Esas, 2012/276 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle dosya incelendi;
Sanık müdafiin süresinden sonra yapılan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık savunmalarında, eşi olan katılan …’un anüsündeki bulguların hemeroid hastalığı sonucu oluşabileceğini ve boşanma davasını açmak için kendisine iftira atıldığını belirtmiş ve şikayetten 10 gün sonra boşanma davası açılmış ise de; katılanın 28.09.2010 tarihli ilk ifadesinde, 10 aydan bu yana fiili livataya maruz kaldığını belirtirken mahkemece alınan 27.01.2011 tarihli ifadesinde ise, yaklaşık 2 yıldır fiili livataya maruz kaldığını belirttikten sonra aradaki çelişki nedeniyle sorulduğunda, 10 aydan bu yana fiili livataya maruz kaldığını belirterek çelişkiyi düzeltmesi, bu beyanların tanık …’in beyanı ve … Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı tarafından düzenlenen 29.09.2010 tarihli rapor ile taraflar arasındaki boşanma davasının görüldüğü aile mahkemesinin isteği üzerine … Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 10.02.2012 tarihli raporlarla da örtüşüp bu bulgulardan katılanın uzun sayılacak bir süre fiili livataya maruz kaldığının tespiti karşısında savunmaya itibar edilmediği gibi tebliğnamedeki bozma isteyen bu konudaki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun yalnız “kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle 53/3. maddesine aykırılık yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölüm hükümden çıkarılarak, bunun yerine “sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.