YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13797
KARAR NO : 2013/8833
KARAR TARİHİ : 10.09.2013
Çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından (4 kez) sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan beraatine dair Şişli 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 16.12.2008 gün ve 2006/1120 Esas, 2008/1250 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdureler vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Hükmü temyiz eden vekilin yalnızca mağdureler …, …, … ve Nagihan Atalay için CMK.nın 234/2. maddesine göre görevlendirilmiş bulunduğu ve yalnızca bu mağdureler hakkında kurulan hükümleri temyiz ettiği, diğer mağdureler Hanife Uçak, Mine Yılmaz ve Merve Erdoğan ile ilgili olarak kurulan hükümlere yönelik bir temyizin bulunmadığı, yine karar tarihi itibariyle on yaşı içerisinde bulunan mağdureler Zehra, Kamile ve Nagihan’ın kanuni temsilcilerinin sanıktan şikâyetçi olmadıkları, zorunlu vekilin de Cumhuriyet Savcısının bu mağdureler yönünden beraat isteyen görüşüne katıldığını ifade ettiği, bu şekilde kamu davasına usulen katılıp, müdahil sıfatını almayan mağdureler Zehra, Kamile ve Nagihan zorunlu vekilinin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin mağdure Aylin hakkında kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
Nüfus kaydına göre 22.12.1998 doğumlu olup, karar tarihinde on yaşı içinde olan mağdure …’in velisi …’in sanıktan şikâyetçi olduğu ve kamu davasına katıldığı, aynı zamanda mağdur …’in de zorunlu vekili olan avukatın 16.12.2008 tarihli oturumda, uğraşmasına karşın mağdureler ve vekilleri ile görüşemediğini, sanığın beraatini isteyen Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütalâasına şikâyetten vazgeçen müştekiler açısından bir diyeceği olmadığını, diğer mağdurlar açısından ise şikâyetinin devam ettiğini belirtip mahkemece verilen hükmü temyiz ederek mağdur … yönünden açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’in davaya katılmasına ve zorunlu vekil Avukat …’in katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek yapılan incelemede;
Mağdurenin kollukta alınan 31.05.2006 tarihli ifadesinde, öğretmenleri olan sanığın saçını çekip başını okşadığını, bacaklarını ellediğini, yanaklarından öptüğünü ve yaptıklarını ailesine söylememesini istediğini belirtmesi ve kovuşturma aşamasında alınan beyanında da bu anlatımlarını kısmen tekrarlaması, mağdureler Kamile ve Nagihan’ın kollukta alınan ifadelerinde sanığın mağdure Aylin’in eteğini kaldırdığını gördüklerini ifade etmeleri, diğer mağdurların sanığın kendilerine de benzer şekilde davrandığına dair anlatımları, müşteki beyanları ve tüm dosya içeriğinden öğretmen olan sanığın okulda bulundukları farklı zamanlarda mağdureyi öpüp, vücudunun çeşitli yerlerini okşayarak zincirleme şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçunu işlediği anlaşıldığı halde, atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Uygulamaya göre ise;
Gerekçeli karar başlığında, 16.12.2006 olan karar tarihinin 25.12.2006 olarak yanlış gösterilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 12.07.2011 gün ve 233 sayılı Kararı ile Şişli 5. Asliye Ceza Mahkemesi kapatıldığından dosyanın İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.