Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/14536 E. 2012/13278 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14536
KARAR NO : 2012/13278
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

Fuhuş suçundan sanık …’ün yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 12.06.2012 gün ve 2009/978 Esas, 2012/646 Karar sayılı hükme karşı sanık müdafiin temyiz talebinin reddine ilişkin Mahkemenin 09.07.2012 gün ve aynı sayılı Ek Kararının Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece, CMUK.nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtiğinden bahisle sanık müdafiin temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de; sanık müdafiin 10.07.2012 tarihli dilekçesinde belirttiği ve dosya içerisinde bulunan 10.07.2012 cevabi yazıda, sanığın açık ceza infaz kurumunda 22.06.2012-29.06.2012 tarihleri arasında özel izinde olduğundan tebellüğ evrakının sehven 26.06.2012 tarihli olarak yazılmış olduğu, kararın sanığın özel izin bitimi olan 29.06.2012 tarihinde tebliğ edildiğinin bildirilmesi karşısında, sanık müdafiin 06.07.2012 havale tarihli temyiz isteğinin süresinde olduğunun kabulüyle, yerel mahkemenin sanık müdafiin temyiz isteğinin reddine ilişkin 09.07.2012 tarihli Ek Kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
Hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinin a- b – d- e bentlerinde belirtilen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) fıkrasında belirtilen hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki “hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevini üstlenmesinden, bu kapsamda Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum veya kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tâbi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan, velayet hakkında vesayet ve kayyumluğa ait bir hizmette bulunmaktan, vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi tüzel kişiliklerin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iznine tâbi bir meslek ya da sanatı kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten 53/1. maddesi gereğince yoksun bırakılmasına” ibaresinin çıkartılarak, yerine “5237 sayılı Kanunun 53/1. maddesinin (a), (b), (d), (e) bentlerinde belirtilen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki 53/1-c bendindeki haklardan ise koşullu salıverilmeye kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.