YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14606
KARAR NO : 2013/4025
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ün yapılan yargılaması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.07.2012 gün ve 2010/46 Esas 2012/190 Karar sayılı re’sen de temyize tâbi hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 20.02.2013 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından… hazır olduğu halde oturum açıldı.
Sanık müdafii Av. …’a duruşma gününü bildirir çağrı kâğıdının usulüne uygun yapılamadığı gelen tutanakla anlaşılmakla yeniden çağrı kâğıdının gönderilmesine,
Bu nedenle duruşmanın 27.03.2013 saat 13:30’a talikine oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … …hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştır.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanığın, mağdureye yönelik oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna uyan, 5237 sayılı TCK.nın 103/2, 103/3 ve 103/4. maddeleri uyarınca verilen ceza, 15 yılı geçse dahi, suçun sonucunda ruh sağlığının bozulmasından dolayı neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın, aynı Kanunun 49/1 ve 103/6. maddeleri gereğince 20 yıla kadar artırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınarak, anılan kanun maddeleri gereğince hakkaniyet kuralları gözetilerek uygun bir ceza tayini gerektiği halde, 103/6. maddenin uygulama dışı bırakılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle re’sen de temyize tâbi hükmün ONANMASINA, 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.