Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/14758 E. 2013/443 K. 23.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14758
KARAR NO : 2013/443
KARAR TARİHİ : 23.01.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.06.2012 gün ve 2012/11 Esas, 2012/180 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdure ile ilgili olarak Marmara Üniversitesi … Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde oluşturulan beş kişilik heyet tarafından düzenlenen 22.03.2012 günlü, 5196 sayılı raporda esasen suç tarihinden önce ve sonra değişik erkeklerle farklı zamanlarda cinsel ilişkiye girdiği belirtilen mağdurede yapılan test sonuçlarına göre orta derecede mental retardasyon olduğu ve içlerinde sanıklarında yer aldığı değişik erkeklerle 2011 yılı yazında yaşadığı olaylar nedeniyle travma sonrası stres bozukluğu ile depresif belirtilerin eşlik ettiği uyum bozukluğu gelişip ruh sağlığının bozulduğunun bildirilmesi karşısında, öncelikle sanık … ile beraber mağdureye karşı atılı suçları işleyip yaşı nedeniyle hakkında Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/48529 sor sayılı dosyasında yürütülen soruşturma sonucunda açılan ceza davası Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinde yapılan sorgulamaya göre halen Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/12 Esas sayılı dosyasında derdest olan …’le ilgili mahkeme dosyasının suretinin temin edilerek mağdurenin dava dosyasıyla beraber … Adli Tıp 6. İhtisas Kuruluna sevk edilip muayenesinin yaptırılarak kendisinde akıl hastalığı veya akıl zayıflığı mevcut olup olmadığı, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olduğunun belirlenmesi halinde ise, ifadelerine itibar edilip edilmeyeceği, mevcut rahatsızlığının hekim olmayanlarca da bilinip bilinmeyeceği, sanık …’nin işlediği iddia edilen eylemlerle ilgili olarak mağdurenin fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği, fiile mukavemete muktedir olup olmadığı, mağdurenin atılı suç tarihinden önceki ve sonraki
tarihlerde de değişik erkeklerle farklı zamanlarda ilişkiye girdiğinin belirtilmesi sebebiyle sanık …’ye isnat edilen eylemler neticesinde ruh sağlığının bozulup bozulmadığı, şayet ruh sağlığı önceki ve sonraki fiillerden dolayı bozulmuş ise, Emre’nin eylemleri nedeniyle mevcut ruh sağlığındaki bozulmanın artıp artmadığı, mağdurenin maruz kaldığı eylemlerden hangisine bağlı olarak ruh sağlığının bozulduğunun belirlenip belirlenemeyeceği, dosyada mevcut 22.03.2012 tarihli rapordaki gibi yaşadığı tüm olaylar neticesinde ruh sağlığının bozulup bozulmayacağı hususları nihai olarak saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken mevcut raporla yetinilmek suretiyle eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yaşadığı olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun bildirilmesi karşısında mahkemece sanık hakkında TCK.nın 103/2. maddesiyle belirlenen temel ceza aynı Kanunun 103/3 ve 103/4. maddeleriyle artırılarak 18 yıl hapis cezası tayin edilmiş ise de suçun sonucunda ruh sağlığının bozulması sebebiyle neticenin ağırlığına göre cezanın aynı Kanunun 49/1 ve 103/6. maddeleri gereğince yirmi yıla kadar artırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınarak hakkaniyet gereği bir miktar daha artırım yapılırken 49/1. madde düzenlemesine aykırı düşecek şekilde hapis cezasının 21 yıla çıkartılıp müteakip artırım-indirim işlemlerinin bu miktar üzerinden yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.