Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/15374 E. 2013/4186 K. 09.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15374
KARAR NO : 2013/4186
KARAR TARİHİ : 09.04.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ve atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.05.2012 gün ve 2010/77 Esas, 2012/42 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 20.03.2013 … saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştır.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin ruh sağlığına ilişkin Adli Tıp Kurumu … Şube Müdürlüğünün 30.06.2010 günlü “mevcut olay sonrasında beden veya ruh sağlığının bozulmadığı” yönündeki raporu ile Uludağ Üniversitesi … Uygulama ve Araştırma Merkezinin 11.02.2011 gün ve Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinin 29 Haziran 2011 tarihli “mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna” ilişkin raporları,
Sanığın akıl sağlığına ilişkin Adli Tıp Kurumu … Şube Müdürlüğünün 30.06.2010 günlü “sanıkta bipolar affektif bozukluk denilen akıl hastalığı saptanmış olup, bu bulgunun sanığın davranışlarını yönlendirme yeteneğini kısmen azaltacak nitelikte olup TCK.nın 32/2. maddesi kapsamında olduğu” yönündeki rapor ile Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu’nun 3 Ağustos
2011 günlü “kişide şuur ve hareket serbestisini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede olan (eksitasyon ve deprasyon) nöbetleri ile giden arada da tam bir akli … içinde bulunduğu (serbest ara devrelerden) oluşan (…) mevcut olduğu, dava dosyasının tetkikinde sanığın suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak boyutta bir akli arıza içinde olduğuna delalet edecek tıbbi bulgu saptanmadığı cihetle, suç tarihinde sanığın hastalığının tam bir akli … içinde olduğu serbest ara devresinde bulunduğundan, cezai ehliyetinin tam olduğuna” dair raporlar arasında çelişki oluştuğundan, bu çelişkilerin giderilmesi açısından Adli Tıp Kurumu Kanununun 15/f maddesi uyarınca Adli Tıp Genel Kurulundan “mağdurenin olay nedeniyle beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığına” ve “ sanığın cezai ehliyetinin tam olup olmadığına” ilişkin alınacak raporlardan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.