YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15455
KARAR NO : 2013/6275
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarından sanıklar …, … ve …’nın yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar … … ve … …’nin atılı tüm suçlardan sanık …’ın ise beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetlerine dair Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.03.2011 gün ve 2009/41 Esas, 2011/41 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmesi ve incelemenin de sanıklar … … ve … … müdafileri tarafından duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle 08.05.2013 … saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmiştir.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık … … adına gelen Av. … ve diğer sanık … adına dosyadaki vekaletnameye dayanarak gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar … … ve … haklarında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmada bulunup müvekkilleri hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar müdafileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 22.05.2013 … saat 13.30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde, mağdurenin vücut ve cinsel bütünlüğüne yönelik saldırı gerçekleştirdikleri gözetilmeden haklarında uygulama imkanı bulunmayan TCK.nın 110. maddesinin uygulanması ve sanıklar … … ve … … hakkında ayrıca anılan suçtan neticeden 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine 1 yıl 13 ay hapis cezası verilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları ve sanıklar … … ve … … müdafilerinin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmalarının reddiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu’nun 22 Aralık 2008 tarihli adli bilirkişi heyet raporunun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatristi bulundurulmaması nedeniyle söz konusu rapor yeterli görülmeyerek, Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulu veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğretim Kurumlarından veya birimlerine bağlı hastanelerden, sanıkların eylemleri nedeniyle mağdurenin beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alındıktan sonra, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Uygulamaya göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun daha öncede benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-141 Esas, 2007/240 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanunun 61. maddesindeki sıralamaya göre, 43. maddenin 103/6. maddeden sonra uygulanması gerektiği, ancak sanıkların zincirleme biçimde kasten işlediği basit cinsel istismar suçları neticesinde gerçekleşen ve sorumluluğu için en az
taksir derecesinde bir kusur bulunması gerekirken TCK.nın 103. maddesinin 6. fıkrasındaki suçun ağırlaşmış halinin teselsül edemeyeceği, zincirleme biçimde gerçekleşen eylemlerin 103/6. maddeden öncekiler olması nedeniyle TCK.nın 43. maddesi uyarınca yapılacak arttırımın 103/6 ile tayin edilen ceza üzerine değil, bu maddenin tatbikinden önce bulunan ceza miktartı üzerinden hesaplanıp bulunacak miktarın 103/6. maddeyle belirlenen cezayla eklenmesiyle sonuç cezanın tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları ile sanıklar … … ve … müdafilerinin duruşmalı incelemesi sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanıkların ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
21.05.2013 tarihinde verilen işbu karar 22.05.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık … müdafii Av. …’un yüzüne karşı sanık … müdafiin gıyabında tefhim olundu.