YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15737
KARAR NO : 2013/2829
KARAR TARİHİ : 18.03.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık … ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ün yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Ünye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.06.2012 gün ve 2012/117 Esas, 2012/157 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanık ile olaydan önce 2 ay süreyle arkadaşlık yaptığını belirten mağdurenin sanığın cinsel istismar eylemine maruz kaldığı tarihten itibaren doğum yaptığı 27.12.2011 tarihine kadar olayı gizlediğinin anlaşılması, sanığın da cebir ve tehdit olmaksızın mağdureyle seviştiklerine dair savunmaları karşısında, mağdurenin zor iddiasının durumunu çevreye mazur göstermek düşüncesinin sonucu olduğunun kabul edilmesi gerektiği ve gebe olan mağdurenin bu durumunun ailesincede sorgulanmadığı gibi eylemin cebir ve tehditle gerçekleştiğine dair her türlü şüpheden uzak ve kesin nitelikte delil de bulunmadığı, mağdurenin, sanık …’la cinsel ilişkide bulunup ayrılmalarından 15 gün sonra bu defa da sanık …’le arkadaş olup cinsel ilişkiye girmeye başladığının anlaşılması karşısında, hangi bulgulara dayanılarak sanık … ile iradesiyle girdiği cinsel ilişki sonucunda ruh sağlığının bozulduğunun anlaşıldığı hususuna hiç değinmeyen ve yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak sanık hakkında TCK.nın 103/2-4-6. maddeleri uyarınca ceza belirlenmesi,
Sanıkla arkadaşlık yapan mağdurenin iradesiyle gerçekleştirdiği cinsel ilişki sırasında nasıl zorla alıkonulduğu açıklanmadan TCK.nın 109. maddenin 1. fıkrası yerine 2. fıkrasıyla hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.