Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/1609 E. 2012/4313 K. 12.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1609
KARAR NO : 2012/4313
KARAR TARİHİ : 12.04.2012

Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından hükümlüler … ve … hakkında 5237 sayılı TCK.nın uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili olarak bozma üzerine Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.09.2010 gün ve 2008/88 Esas, 2010/246 Karar sayılı mağdurun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel istismar suçu yönüyle re’sen de temyiz incelemesine tâbi kararlar süresi içinde Yargıtayca incelenmesi hükümlüler müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre hükümlüler hakkında zorla kaçırıp alıkoyma suçu yönüyle uyarlama talebinin reddine dair kararlar usul ve kanuna uygun olduğundan hükümlüler müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle kararların ONANMASINA,
Hükümlü … hakkında çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümlünün 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun yalnız “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile koşullu salıverilmesine kadar”, “diğer kişiler yönüden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilerek 53/3. maddesine aykırılık yapılması,
Kanuna aykırı, hükümlü müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılamayı yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hükümde yer alan “TCK.nın
53/1. maddesinin (c) bendinde belirtilen hakları koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına” ilişkin kısmın hükümden çıkartılarak, yerine “TCK.nın 53/3. maddesi uyarınca TCK.nın 53/1. maddesinin (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Hükümlü … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı Kararında vurgulandığı üzere hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK.nın 103/2, 4, 6 ve 43/1. maddeleri sırası gözetilmek suretiyle hüküm kurulurken zincirleme biçimde kasten işlediği nitelikli cinsel istismar suçunun neticesi sonucu gerçekleşen ve sorumluluğu için en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması gereken TCK.nın 103. maddesinin 6. fıkrasındaki suçun ağırlaşmış halinin teselsül edemeyeceği, zincirleme biçinde gerçekleşen eylemlerin 103/6. maddeden önceki hallerin olması nedeniyle TCK.nın 43. maddesi uyarınca yapılacak artırmanın 103/6. madde ile tayin edilen ceza üzerindeki değil bu maddenin tatbikinden önce bulunan ceza miktarı üzerinden yapılmak suretiyle lehe kanunun tespitinin gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümlünün 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun yalnız “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile koşullu salıverilmesine kadar”, “diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilerek 53/3. maddesine aykırılık yapılması,
Kanuna aykırı, hükümlü müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan re’sen de temyiz incelemesine tâbi hükmün infazda kazanılmış hak söz konusu olmayacağı nazara alınarak 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.