YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1736
KARAR NO : 2013/12977
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
Irza geçme suçundan sanık …’nin yapılan yargılaması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.04.2011 gün ve 2005/3177 Esas, 2011/85 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Nüfus kayıt örneğine göre, 01.08.1984 doğumlu olan sanığın gerekçeli karar başlığında doğum tarihinin 31.07.1984 yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.
… Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesinde 16.01.2002 tarihinde muayene edilen mağdurenin acil yatarak tedaviyi gerektirir bir psikiyatrik bozukluk saptanmadığı ancak tespit edilebilmesi için testlere tâbi tutulması gerektiğinin belirtilmesine, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 04.09.2002 tarihli raporunda mağdurenin 26.08.2002 tarihinde Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunca yapılan muayenesinde orta ile hafif derecede sınırda zeka geriliği saptandığı şeklindeki muayene kaydına, … Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesinde 19.08.2003 tarihinde düzenlenen mağdurede hafif derecede zeka geriliği saptandığını, zihinsel gelişim geriliği nedeniyle mağduru olduğu alıkoyma ve ırza geçme eyleminin ahlaken kötülüğünün tam olarak müdrik olmadığını, zihinsel olarak mukavemete muktedir olmadığını bildirir sağlık kurulu raporu içeriğine göre, raporlar arasında çelişkinin bulunmadığı, ayrıca mağdurenin anlatımlarına ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın mağdureyle fiili livata yoluyla cinsel ilişkiye girdikleri, bu ilişkiden sonra bir süre sohbet ettikten sonra tekrar aynı şekilde 2. kez cinsel ilişkiye girdikleri, bu şekilde bir fasıla ve aradan sonra ikinci eylemin işlendiği, zaman yakınlığının zaman aynılığı anlamına gelmediği, zaman yakınlığının suç işleme kararının tekliğine emare olabileceği, böylelikle sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlediği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.