Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/1813 E. 2012/5523 K. 16.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1813
KARAR NO : 2012/5523
KARAR TARİHİ : 16.05.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.03.2011 gün ve 2009/71 Esas, 2011/80 Karar sayılı re’sen temyize tâbi hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı olarak yapılmasının talep edilmesi üzerine dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 09.05.2012 Çarşamba günü saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … Özkılıç hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık … adına gelen zorunlu müdafii Av. … huzura alınarak duruşmaya başlanıldı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 23.05.2012 Çarşamba saat 13.30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanığın, mağdurenin annesi olan katılan … hakkında 12.11.2008 tarihli dilekçe ile boşanma davası açtıktan sonra, katılan …’ın şikâyet dilekçesinden anlaşılacağı üzere boşanma dilekçesinin katılan …’a tebliğinin ertesi günü olan 19.12.2008 tarihinde katılan … tarafından Cumhuriyet Savcılığına şikâyet dilekçesi vermesi, mağdurenin olayı öğretmenine anlatmasının da yine boşanma dilekçesinin katılan …’a teblig tarihi olan 18.12.2008 tarihi olması, olay tarihinden iki aya yakın süre sonra şikâyetin gerçekleşmesi, mağdure ve mağdurenin kardeşi olan tanık…’nun beyanlarında kısmi çelişki bulunması, mağdurenin, sanığın annesi ile kendisinin ortasına yattığına ilişkin beyanının hayatın olağan akışına aykırı olması, sanığın olay tarihinden önce evden ayrıldığına ilişkin savunmasını destekler nitelikteki savunma tanığı …’ın beyanları, dosyaya sunulan 12.09.2008 tarihli kira kontratı sanık tarafından boşanma davası açılması için verilen vekâletnamenin tarihinin 24.09.2008 olması, katılan tanığı …’ün sanığın iki üç ay önce evden ayrıldığına ilişkin 19.12.2008 tarihli beyanı ve sanığın üzerine atılı suçlamayı işlemediğine dair aşamalarda değişmeyen savunması ve tüm dosya içeriğinden; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve şüphenin sanık lehine değerlendirileceği evrensel ilkesi gözetilerek sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan re’sen temyize tâbi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanık …’nin TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesi için mahalline en seri biçimde bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına 16.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.16.05.2012 tarihinde verilen iş bu karar 23.05.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafin gıyabında tefhim olundu.