Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/1851 E. 2012/4552 K. 18.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1851
KARAR NO : 2012/4552
KARAR TARİHİ : 18.04.2012

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.06.2011 gün ve 2010/4 Esas, 2011/261 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin mernis doğum tutanağında sağlık personeli yardımı ile doğduğuna ilişkin bir not mevcut ise de, gelen cevaplardan bir sağlık kurumunda doğup doğmadığının belirlenememiş bulunması, yaşına itiraz edilmesi ve ilk suç tarihi itibarıyla 15 yaşını doldurmasına az bir zaman kalması karşısında, suç niteliğine etkisi nazara alınarak mağdurenin yaş tespitine esas olacak şekilde kemik grafileri çektirilip tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan görüş alınarak mağdurenin gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanması ve gerektiğinde yaşının tashihinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken bu husus yerine getirilmeden her iki suçtan yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabule göre de;
Mağdurenin soruşturma evresinde zorunlu vekil huzurunda verdiği 03.11.2006 tarihli emniyet ifadesinde arkadaş olduğu sanıkla rızasıyla kaçıp Gaziantep ilinde yaşayan ailesinin yanına gittiğini, sonrasında ailelerin anlaşması üzerine geri geldiklerini beyan ederek şikâyetçi olmadığını bildirmesi ve 27.07.2007 tarihli savcılık ifadesi ile mahkeme beyanında da Gaziantep ilinde sanığın ailesince yapılan düğün sonrası yaklaşık 5 ay sanıkla karı koca hayatı yaşadığını söylemesi karşısında; bu süre zarfında kaçma veya adli mercilerden yardım isteme imkanı bulunan mağdureyi sanığın ne şekilde zorla alıkoyduğu hususu açıklanmaksızın TCK.nın 109/2. maddesinden hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.