Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/1876 E. 2012/4783 K. 26.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1876
KARAR NO : 2012/4783
KARAR TARİHİ : 26.04.2012

Fuhuş suçundan sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.12.2008 gün ve 2007/582 Esas, 2008/1216 Karar sayılı hükmün temyizi üzerine talebin reddine dair mahkemece aynı esas ve karar üzerinden verilen 11.02.2011 günlü Ek Kararın Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
7201 sayılı Tebligat Kanunun 21. maddesine göre “sanığın tevziat saatinde adresten geçici olarak ayrılıp ayrılmadığı” saptanmadan gerekçeli kararın sanığa yapılan tebligatının geçersiz olduğundan, sanığın öğrenmekle yaptığı temyizin süresinde olduğu, bu talebin reddine dair kararda ise CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, mevcut Ek Kararda temyiz süresi ve merciin belirtilmemesi nedeniyle temyizinin süresinde kabulü ile temyiz isteminin reddine ilişkin Ek Karar kaldırılarak, temyiz isteminin 03.12.2008 tarihli hükme yönelik olduğunun kabulüyle gereği düşünüldü:
Sanığın Ulusal Bilgi Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ortamından alınan adli sicil kaydı incelendiğinde, Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2007 gün ve 2006/733 Esas, 2007/270 sayılı Kararı ile 5237 sayılı Kanunun 86/2-3, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca neticeten verilen 10.000. TL adli para cezasının 07.03.2007 tarihinde kesinleşen sabıka ilamının tekerrüre esas olduğu gözetilmekle tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun yalnız “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile koşullu salıverilmesine kadar”, “diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilerek 53/3. maddesine aykırılık yapılması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hükümde yer alan “TCK.nın 53/1. maddesinin (c) bendinde belirtilen hakları koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına” ilişkin kısmın hükümden çıkartılarak, yerine “TCK.nın 53/3. maddesi uyarınca TCK.nın 53/1. maddesinin (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.