Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/1890 E. 2012/7005 K. 20.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1890
KARAR NO : 2012/7005
KARAR TARİHİ : 20.06.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüs, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan beraatine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüs eylemi, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçu kabul edilerek mahkûmiyetine dair Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.04.2011 gün ve 2009/181 Esas, 2011/80 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve mağdure … vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurenin zorunlu vekilinin sanığın cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’in davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. …’ın katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verildikten sonra katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçesinin içeriğinden, sadece beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri ile beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen beraat hükmünü temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz incelemesinin bu suçlar ile sanığın temyizininde mahkûmiyet hükümleri ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Sanığın son eylem tarihi olan 23.07.2009 tarihinden yaklaşık bir hafta öncesinde de zorla cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminde bulunduğunun anlaşılması karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen cezada TCK.nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanık ve katılan mağdure vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından kurulan beraat ve mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Sanıkla önceden bir husumeti bulunmayıp kendi … ve namusunu ilgilendiren bir konuda iftira atması için geçerli bir sebepte bulunmayan mağdure ve ailesinin istikrarlı beyanları ile tüm dosya içeriğine göre, sanığın 23.07.2009 ile bundan yaklaşık bir hafta öncesine rastlayan tarihlerde mağdureyi zorla evine götürüp kıyafetlerini çıkarmadan içine elini sokarak poposunu ve cinsel bölgelerini ellemek suretiyle farklı zamanlarda aynı mağdureye yönelik zincirleme biçimde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçunu işlediği sübuta erdiği halde, sanığın sadece 23.07.2009 tarihli eyleminden dolayı mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, katılan mağdure vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.