YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1923
KARAR NO : 2012/5355
KARAR TARİHİ : 10.05.2012
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (2 kez) suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Giresun Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.10.2011 gün ve 2011/189 Esas, 2011/206 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve mağdurlar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın 8 ve 9 yaşlarında bulunan ve öz kardeşi olan mağdurların değişik zamanlarda vücuduna organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği eylemler sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 61. maddesi gereğince temel cezanın, failin güttüğü amaç ve saik, kastın yoğunluğu, suçun işleniş biçimine göre alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi, ayrıca mağdurlardan Hüseyin’e yönelik 5-6 aylık süre içinde mağdur …’e ise 9-10 kez olacak şekilde cinsel istismar eylemini işlemesi karşısında, TCK.nın 43/1. maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılmadan 1/4 oranında arttırım yapılarak eksik ceza tayini,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 sayılı Kararında açıklandığı üzere; Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde, bir çocuk psikiyatrisinin zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyetten, mağdurların ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, mağdurlar da “beden ve ruh sağlığı bozulmasına neden olacak mahiyette posttravmatik stres bozukluğu bulgusu tespit edilmediğini” belirten tek adli tıp uzmanınca verilen Trabzon Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 23.03.2010 tarihli raporu esas alınarak hükme varılması, Kanuna aykırı, mağdurlar vekilleri ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.