YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1952
KARAR NO : 2012/4350
KARAR TARİHİ : 12.04.2012
Cinsel taciz ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 105/1, 62, 105/1, 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 4 ay 5 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, 5271 sayılı Kanunun 231/8. maddesi gereğince sanığın 5 yıl süreyle denetime tâbi tutulmasına, aynı Kanunun 231/8-c maddesi uyarınca sanığa her bir suç için 25 adet fidan dikmesi hususunda yükümlülük belirlenmesine dair Acıpayam Sulh Ceza Mahkemesinin 29.01.2010 gün ve 2010/13 Esas, 2010/48 sayılı Kararının;
Dosya kapsamına göre, “fidan diktirme” mükellefiyetinin para sarfı ile yerine getirilebilecek maddi bir edim ihtiva ettiği, hâkim ceza ve mükellefiyet tayininde takdir yetkisini haiz ise de; bu takdirini kanundaki ilkeler çerçevesinde kullanmak durumunda olduğu, islenen suçla ilgisi olmayan, hükümlünün ıslahı amacına hizmet etmeyen “fidan diktirme” mükellefiyetine hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 28.10.2011 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-20-8198-2011/13729/55906 sayılı kanun yararına bozma istemlerine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonunda hakkındaki hükmün, CMK.nın 231. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve fidan dikme yükümlülüğü uygulanmasına karar verilen sanığın, yükümlülüğüne konu fidanları orman idaresinden ücretsiz olarak temin edebileceği düşünülse dahi, bu fidanları toprağa ya kendisi dikecek ya da ücret ödeyerek başkasına diktirecektir. Hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşen sanık ne tutukludur ne de hükümlüdür. Bu nedenle Anayasa’nın 18 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 4. maddelerinde zorla çalıştırma yasağına ilişkin istisnalar burada
söz konusu değildir. CMK.nın 231. maddesi gereğince sanığı, para sarfına mecbur edecek bir hükümlülüğe tâbi tutmak da mümkün değildir. Bu nedenlerle mahkemenin kararının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, Anayasa’ya ve CMK.nın anılan hükmüne aykırılık teşkil etmesi nedeniyle Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmekle Acıpayam Sulh Ceza Mahkemesinin 29.01.2010 gün ve 2010/13 Esas, 2010/48 sayılı Kararının CMK.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.