YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1958
KARAR NO : 2013/12384
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
Irza geçme suçlarından sanıklar …, … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan beraatlerine dair Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2005 gün ve 2004/96 Esas, 2005/246 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılanlar vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 01.11.2004 günlü raporu içeriğinden mağduresi bulunduğu olayın ahlâki redaetini idrak etmesine ve fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına mani olacak mahiyet ve derecede orta ve hafif derecede zekâ geriliği saptanan ve vermiş olduğu ifadelerine kuvvetli delillerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceği bildirilen mağdurenin sanık …’un da ırzına geçtiğini belirterek onu teşhis etmiş ve sanık soruşturma aşamasındaki savunmasında; otobüs durağında yanına gelen mağdurenin kendisine yakınlık göstererek, kendisini kafeyi göstermesini isteğini, birlikte kafeye gittiklerinde, burda mağdurenin elini vücudunda gezdirerek tahrik etmesi üzerine öpüştüklerini beyan etmiş ise de; sanığın ikrar ettiği bu tasaddi eylemine yönelik açılmış bir dava bulunmadığı ve bu eylemin zamanaşımına uğramış olduğu, iddianameye konu sanık …’un evinde gerçekleştiği iddia olunan ırza geçme eylemi ile ilgili mağdurenin beyanlarını destekleyecek, mahkûmiyete yeter kesin ve inandırıcı herhangi bir yan delil elde edilemediği anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen sanık … hakkında verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan O Yer Cumhuriyet Savcısının ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Mağdurenin, aşamalarda özde değişmeyen ifadelerinde sanıklar … ve …’ın ırzına geçtiğini belirtmesi, 28.01.2004 ve 11.02.2004 tarihli teşhis tutanakları içeriğinden bu sanıkları teşhis etmesi, mağdure ile sanıkların ayrı mahallelerde oturmasına rağmen, mağdurenin sanık …’in ev adresini tarif etmesi, Cumhuriyet Savcılığında verdiği 09.03.2004 tarihli beyanında sanık …’in evindeki odaların yerleşim durumuna ve evde bulunan eşyalara ilişkin ayrıntılı tarifinin mahkemece de 21.03.2005 günü yapılan keşifteki gözlem ve bilirkişi raporuyla uyumlu olması ve tüm dosya kapsamından; sanıklardan …’in mağdurenin zekâ geriliğinden faydalanarak herhangi bir cebir veya tehdit kullanmadan evinde mağdure ile birden çok defa ilişkiye girdiği, ancak mağdurenin kızlık zarının fevhasının ölçüsü ve sanık …’in eylemi nedeni ile mi yoksa başka ilişkileri sonucu mu mağdurenin kızlık zarının bozulduğu konusunda kesin bir tespit bulunmadığından sanığın kızlık bozmadan sorumlu tutulamayacağı, ayrıca sanık …’e komşu olduğu anlaşılan sanık …’ın da yine mağdureye kendisini … ismi ile tanıtıp sanık …’in evinde mağdure ile birden fazla cinsel ilişkide bulunduğunun anlaşılması karşısında; bu sanıkların herhangi bir cebir ve tehdit olmaksızın birden çok kez ırzına geçme eylemleri sabit olduğundan lehe yasa belirlenip mahkûmiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine hükolunması,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.