Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/2134 E. 2012/3152 K. 19.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2134
KARAR NO : 2012/3152
KARAR TARİHİ : 19.03.2012

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’in 5941 sayılı Çek Kanununun 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 52/2. maddesi uyarınca 6.400 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.01.2011 tarihli ve 2010/921 Esas, 2011/54 sayılı Kararını müteakip, anılan kararda kanun yolu bilgilerinin eksik gösterilmiş olduğundan bahisle, kesinleşmemiş olan kararın kesinleştirme işlemlerinin tamamlanarak infazı için yeniden gönderilmesi talebinin reddine dair aynı Mahkemenin 16.06.2011 tarihli Ek Kararına karşı yapılan itiraz üzerine aynı Mahkemece itirazın reddine dair verilen 23.06.2011 tarihli ve 2011/692 Değişik İş sayılı Kararına yapılan itirazın keza reddine ilişkin … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2011 tarihli ve 2011/191 Değişik İş sayılı Kararını kapsayan dosya incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarihli ve 2006/6-123 Esas, 2006/229 sayılı ilamı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13.07.2009 tarihli ve 2009/8068 Esas, 2009/10789 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkca gösterilmesinin gerekmesi karşısında söz konusu sanığın yokluğunda verilen … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.01.2011 tarihli ve 2010/921 Esas, 2011/54 sayılı Kararında kanun yoluna başvuru süre başlangıç zamanı “tefhim veya tebliğden itibaren” şeklinde gösterilmek suretiyle tereddüde neden olunduğu, kanun yolu merciinin ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin de gösterilmediği gibi, ayrıca kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkca gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği cihetle anılan kararın bu haliyle kesinleşmemiş bulunduğu değerlendirdiğinden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı
Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 08.12.2011 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105 -34-9076-2011/15908/63006 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.01.2011 tarihli ve 2010/921 Esas, 2011/54 sayılı kararında ise kanun yolu başvuru mercii ve başvuru süresinin hangi tarihte başlayacağı açıkca gösterilmeyerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı, dolayısıyla anılan kararın bu haliyle kesinleşmemiş bulunduğu değerlendirdiğinden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriğinin yerinde olduğu görülmekle, … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2011 tarihli ve 2011/191 Değişik İş sayılı kararının CMK.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.