YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2159
KARAR NO : 2012/4993
KARAR TARİHİ : 02.05.2012
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.07.2011 gün ve 2010/90 Esas, 2011/237 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca duruşmalı incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 25.04.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … Özkılıç hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki görevlendirmeye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuyla ilgili olarak DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilâve edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilâve edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 09.05.2012 Çarşamba saat 13.30’a bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Mağdurenin ilk olayın olduğu iddia edilen tarihten bir buçuk yıl kadar sonra 26.02.2010 günü sanığın yazdığı notu almasının ardından rehber öğretmen tanık Sevda’ya yer ve zaman belirtmeksizin bir tecavüz olayından bahsedip, kollukta verdiği ifadesinde 2008 yılında sanığın evinde gerçekleştiğini iddia ettiği cinsel istismar olayından söz ettiği, 2009 yılı Aralık ayındaki ikinci olaydan ise hiç bahsetmediği, duruşmadaki 07.05.2010 tarihli ifadesi öncesinde mahkeme heyetince “mağdurun ifadesi tutanağa geçirilmeye başlanmadan sorulan sorulara verdiği yanıtlarda çekinik, çelişkili, anlatımlarda bulunduğu, sanığın evinde cinsel istismar meydana gelmediğini iki kez cinsel istismara uğradığını ve her ikisinin de otobüste meydana geldiğini ifade ettiği, önceki ifadelerindeki meydana geldiğini ifade ettiği, önceki ifadelerindeki çelişkiler sebebiyle kendisine sorular sorulduğunda sorulan soruları tam ve açık olarak yanıtlamadığı gözlendi” hususlarının duruşma tutanağına geçirildiği anlaşılmış bulunması, mağdurenin aşamalardaki önemli çelişkiler taşıyan anlatımları, sanığın kızı ve mağdurenin kuzeni olan tanık …. ile sanığın eşi, mağdurenin halası olan tanık …’nin anlatımları ve tüm dosya içeriği karşısında; mağdurenin uzun sayılacak bir süre sanığa isnat ettiği eylemlerden kimseye söz etmemesi ve ilk olayla ilgili anlatımlarının hayatın olağan akışına uygun bulunmaması, tanık beyanlarının hiç bir şekilde olaylarla ilgili olarak mağdurenin çelişkili anlatımlarını asgari biçimde dahi teyit etmemesi, sanığın savunmasında mağdurenin önceden erkek arkadaşıyla cinsel ilişkiye girmesi ve ailesince dışlanması itibarıyla kendisinin mağdureyi takip altına aldığını ve son olayda mağdureye gönderdiği pusulanın bu nedene dayalı olduğunu beyan etmesi ve tüm dosya içeriği karşısında, söz konusu pusulaya göre sanığın mağdureden cinsel olarak yararlanmak istemesi söz konusu olsa bile, bunun ileriye yönelik bir amaç olduğu, dava konusu suçları işlediğine ilişkin kanıt sayılamayacağı göz önüne alınarak sanığın üzerine atılı eylemleri işlediğine dair kuşkudan öte, kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediği gözetilip atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetlerine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse salıverilmesi hususunun mahalline en seri vasıtayla bildirilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.02.05.2012 tarihinde verilen iş bu karar 09.05.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından… hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.