YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/231
KARAR NO : 2012/5474
KARAR TARİHİ : 15.05.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şantaj suçlarından sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; şantaj suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, diğer atılı suçlardan ise mahkûmiyetine dair Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.04.2011 gün ve 2009/50 Esas, 2011/259 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii, katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 11.04.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanığın müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştır.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlerin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edimiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında santaj suçundan verilen hükmün incelenmesine gelince;
Oluş ve kabule göre, sanığın olay sonrası mağdureye “arabada olanların hepsini kameraya çektim, eğer başkasına anlatırsan kaset herkesin eline geçer” şeklindeki sözlerinin, TCK.nın 106/. maddesinin 2. cümlesinde düzenlenen basit tehdit suçunu oluşturacağı gözetilerek ve 5271 sayılı Kanunun 253 ve 254. maddeleri de uygulanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi,Kanuna aykırı, katılan vekili ve O Yer Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.