YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2442
KARAR NO : 2012/5657
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunda sanık …’ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; ırza geçme suçundan mahkûmiyetine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.10.2011 gün ve 2009/459 Esas, 2011/364 Karar sayılı re’sen de temyize tâbi hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 09.05.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlanıldı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 23.05.2012 Çarşamba saat 13.30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin 02.06.2008 günlü kolluk ifadesinde sanık tarafından anal yoldan gerçekleştirilen ilk iki eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, son eylemle ilgili olarak da “ters ilişkiye girdiği” yönündeki beyanları ile duruşmadaki anlatımları benzer olmakla birlikte Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundaki 31.05.2010 günlü muayenesi esnasında alınan 2002-2003 yıllarında babası tarafından bir kaç kez sürtünme suretiyle taciz olayının olduğu, tam birleşmenin gerçekleşmediği biçimindeki ifadesi, doktor raporları ve vajinal ilişki ile ilgi olarak da duruşmadaki 17.09.2008 tarihli “cinsel organını vücuduma sokmaya çalıştı, ben o sırada direniyordum, tam birleşme olmamış olabilir” şeklindeki anlatımı ve tüm dosya içeriğinden mağdurenin, sanığın ters ilişkide bulunduğuna dair beyanlarının yaşı dikkate alındığında yanlış algılama ve ifade etmedeki yanılgıya dayalı olabileceği, bu konuda kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı nazara alınıp, sanığın tüm eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile hakkında 765 sayılı TCK.nın 61. maddesinin de tatbiki gerektiği gözetilmeyerek, tamamlanmış suçtan yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden re’sen de temyize tâbi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
21.05.2012 tarihinde verilen iş bu karar 23.05.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.