YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2623
KARAR NO : 2012/5658
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair İzmir 11. Ağır Ceza mahkemesinden verilen 07.06.2011 gün ve 2009/48 Esas, 2011/128 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ve müdafii taraflarından istenilmiş ve incelemenin de sanık müdafiince duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle 09.05.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlanıldı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 23.05.2012 Çarşamba saat 13.30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Mağdurenin soruşturma evresinde “cinsel organını külotumdan içeri soktu ve bastırmaya başladı daha sonra apış arama ve külotuma boşaldı” şeklindeki beyanı, duruşma aşamasında ise “kendi cinsel organını çıkarıp benim külotumun arasına doğru bastırmaya başladı ben karşı koyup direnmeye başladım kendimi de sıkıyordum bu nedenle cinsel organını benim
organımın içine sokamadı” biçimindeki değişik anlatımı karşısında, mağdureden bu konudaki oluş tam olarak açıklattırılıp çelişki giderilmek suretiyle ifadesi alınmak ve soruşturma aşamasında Ankara Kriminal Polis Laboratuvarının 09.03.2006 tarihli raporunda mağdureye ait külotta yapılan incelemede külot üzerinde bulunan vücut sıvısı örneğinde, havlu üzerinde bulunan erkek genotip ile birlikte kirlilik veya başka bir şahsın varlığı sebebi ile karışık genotip özellik bulunduğu şeklinde görüş bildirildiği halde, İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığından alınan 14.11.2007 tarihli Biyoloji İhtisas Dairesinin raporunda ise mağdureye ait külottan bir kadına ait DNA profilinin elde edildiği belirtildiğinden, dosyanın emanetteki külot ve havlu ile birlikte, Adli Tıp Kurumu Kanununun 15. maddesine göre Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve ayrıca havlu üzerinde mağdurenin DNA bulgularının bulunup bulunmadığı hususlarında görüş alınması gerektiği düşünülmeden eksik soruşturmayla hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nın 61/5. maddesindeki düzenlemeye göre sanık hakkında TCK.nın 103/2 ve 103/3. maddelerinin uygulanmasından sonra aynı Kanunun 35. maddesinin uygulanması gerektiği halde 35. maddenin 103/3. maddesinden önce uygulanması,
Kanuna aykırı, sanık ile müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ve sanık müdafiin duruşmalı inceleme esnasındaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
21.05.2012 tarihinde verilen iş bu karar 23.05.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafin gıyabında tefhim olundu.