Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/2648 E. 2012/5445 K. 15.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2648
KARAR NO : 2012/5445
KARAR TARİHİ : 15.05.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.11.2011 gün ve 2009/33 Esas, 2011/455 Karar sayılı re’sen de temyize tâbi hükmün süresi içinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 09.05.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştır.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Mağdurun aşamalardaki beyanlarında öz babası olan sanığın evde yalnız kaldıkları zamanlarda bir çok kez yatağına girip kendisini öptüğünü, göğüslerini emdiğini, cinsel organını vajinasına sürttüğünü ve vücudunun çeşitli yerlerini ellediğini belirtmesi, bu iddiaları doğrular nitelikteki tanık …’nin beyanları, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda maruz kaldığı eylemler nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulduğunu belirtilmesi, müşteki…ın ifadelerinde, telefonda konuştuğu sanığın kendisine, “mağdurun soyunup kendiliğinden koynuna girdiğini, sevişmek istediğini ve ben ona tecavüz etmedim, O bana tecavüz etti” dediğini belirtmesi, sanığın Cumhuriyet Savcılığında alınan 31.12.2008 tarihli ifadesinde telefonda konuştuğu sırada kayda alınmış olan “penisimi tuttu, sevişmek istedik, seviştik vb.” sözleri mağdurun kızı olması nedeniyle öpebileceği, sevebileceği, hatta yanında yatırabileceğini kastederek söylediğini belirten tevilli ikrarı karşısında, dosyada bulunan ses kayıtları dışında da sanığın mahkûmiyetine yeterli deliller bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, sanığın adli sicil kaydına esas teşkil eden ilamın onaylı örneği temin edilerek hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması ve eylemini öz kızına karşı velâyet hakkını kötüye kullanarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında TCK.nın 53/5. maddesi gereğince cezasının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar velayet hakkının kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle re’sen de temyize tâbi hükmün ONANMASINA, 15.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.