YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2701
KARAR NO : 2013/2077
KARAR TARİHİ : 28.02.2013
Aralarında resmi evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yaptırma suçundan sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’nın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair … Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 05.05.2011 gün ve 2010/50 Esas, 2011/63 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında atılı suçtan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk … hakkında atılı suçtan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yaş küçüklüğüne ilişkin uygulama maddesinin TCK.nın 31/3. maddesi yerine TCK.nın 31/1. maddesi olarak yazılması indirim oranı doğru uygulandığından mahalinde düzeltilebilir maddi yazım hatası olarak görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibarıyla 15-18 yaş aralığında olması ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. maddesi uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu cezanın hapse çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hükümde yer alan “TCK.nın
50/6. maddesi gereğince iş bu hükmün kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet Savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde yukarıdaki tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi hâlinde, mahkememizce kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği ve bu kararın derhâl infaz edileceğinin ihtarına (ihtarat yapılamadı)” şeklindeki fıkranın hükümden çıkarılarak sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.