YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2751
KARAR NO : 2012/5853
KARAR TARİHİ : 23.05.2012
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu ve atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair Niğde Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.10.2011 gün ve 2010/2 Esas, 2011/247 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesinin sanık ve müdafii tarafından istenilmesi ve müdafiin incelemenin duruşmalı yapılmasını talep etmesi üzerine dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 16.05.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelemesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillerle, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın kolluk beyanında”bana cinler musallat oldu, tarihi ve saati belli olmayan bir zamanda benim içime giriyor, benim hareketlerim kontrolden çıkıyor, eşimden ayrıldıktan sonra cinler beni dövdü, İstanbul Haseki Hastanesi Acil servisinde ilk tedavim yapıldıktan sonra üçüncü katta 1 nolu odada yaklaşık üç ay kadar tedavi gördüm” beyanı karşısında; tedavi gördüğü hastaneden varsa tedavisine ilişkin hasta dosyası getirtilerek, sanığın suç tarihinde akıl hastalığı bulunup bulunmadığı, varsa bu hastalık nedeniyle, işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı ve fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor alınıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.