YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2763
KARAR NO : 2012/5748
KARAR TARİHİ : 22.05.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.10.2011 gün ve 2010/107 Esas, 2011/252 Karar sayılı re’sen temyize tâbi hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine ve oluşa göre tebliğnamedeki bozma içeren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, nüfus kaydına göre, 15.06.1994 doğumlu olan mağdurenin 3 veya 4. sınıfa gittiği, yani on-onbir yaşlarında bulunduğu dönemde onu yatağına alıp, vücudunu okşamak, sürtünmek ve anal yoldan ilişkiye girmek suretiyle cinsel istismarda bulunmaya başladığı, son eylemin gerçekleştiği 15.01.2010 tarihinden yaklaşık bir buçuk yıl öncesinde mağdureye artık kızı olduğunu, tövbe ettiğini söyleyerek o tarihe kadar zincirleme olarak gerçekleştirdiği eylemlerine son verdiği, mağdurenin 15-18 yaş grubunda bulunduğu 15.01.2010 tarihinde ise mağdurenin cep telefonunda arkadaşlarının gönderdiği pornoğrafik görüntüleri görmesi üzerine, madem erkek arkadaşın var, bu şekilde görüşmeler yapıyorsun o zaman benimle de yapacaksın şeklinde sözler söylediği, mağdurenin kabul etmemesi üzerine ise onu soyundurarak cep telefonu ile çıplak fotoğraflarını çekip, ilişkiye girmemesi halinde, ailesine, erkek arkadaşını eve aldığını, bu görüntüleri onun çektiğini söyleyeceğini belirterek tehdit etmek suretiyle cinsel organını ağzına soktuğunun mahkemece oluşa uygun olarak kabul edilmesi karşısında, sanığın 15.01.2010 tarihindeki eylemini önceki eylemlerine son verdikten bir buçuk yıl kadar sonra ve yenilenen suç işleme kararı ile gerçekleştirmiş olması nedeniyle, bu eylemin ayrı bir suç oluşturduğundan ve bu eylemin daha önce gerçekleşen zincirleme eylemlere dahil edilemeyeceği gözetilmeden, tüm eylemlerin zincirleme tek suç olarak kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Mağdurenin beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamından, sanığın mağdurenin on beş yaşından küçük olduğu dönemdeki eylemlerini mağdureye karşı cebir veya tehdit kullanarak gerçekleştirdiğine dair herhangi bir iddia ve delil bulunmadığı halde, hakkında TCK.nın 103/4. maddesi uygulanmak suretiyle cezasının fazla tayini,
Sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre, 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak üzere 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.