YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2847
KARAR NO : 2012/9533
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ün mağdure …’ya karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun basit cinsel istismarı ve fuhuş suçlarından ve katılan sanık … (…)’a karşı ise fuhuş suçundan, katılan sanık …’in kızı mağdure …’e yönelik fuhuş suçundan yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’ın nitelikli cinsel istismar suçundan mahkûmiyetlerine, sanıklar … ile …’in mağdure ve katılana yönelik fuhuş ve mağdure …’e karşı nitelikli cinsel istismar suçlarından mahkûmiyetlerine, sanıklar … ve …’ın ise eylemlerinin basit cinsel istismar suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkûmiyetlerine, sanık … ,’ın mağdure …’e karşı nitelikli cinsel istismar suçundan beraatine, mağdure ile katılana karşı fuhuş suçlarından mahkûmiyetine, sanık …’ın …’e karşı nitelikli cinsel istismar suçundan mahkûmiyetine, mağdure…’e karşı fuhuş suçundan ise beraatine, sanık …’ın …’e karşı nitelikli cinsel istismar suçundan mahkûmiyetine, mağdure ile katılana yönelik fuhuş suçlarından beraatine, sanıklar …, …, …, …, … ve …’nın mağdure …’e karşı nitelikli cinsel istismar suçundan beraatlerine, sanık … … (…)’ın ise kızı mağdureye karşı fuhuş suçundan beraatine dair Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.04.2011 gün ve 2009/265 Esas, 2011/205 sayılı Kararı ile aynı Esas ve Karar üzerinden anılan kararda hakkında dava açıldığı halde, mahkemece hüküm
kurulması unutulan sanık …’ün çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair 07.06.2011 günlü Ek Kararın süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu vekili, katılan … vekili, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık … hakkında açılan dava sonunda; 19.04.2011 tarihinde tefhim edilen ve tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda herhangi bir karar verilmediği ve bu hükümle mahkemece davadan el çekildiğine göre hakkında hüküm kurulması unutulan bu sanık hakkında söz konusu zühulden bahsedilerek iddianameden tasdikli örnek çıkarttırılıp yeni bir dava oluşturulup, taraflar davet edilerek tüm unsurları ile yeni bir hüküm kurulması gerektiği halde, 07.06.2011 tarihli ek hüküm ile adı geçen sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmü hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan incelemenin diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu vekili 05.04.2011 günlü celsede katılan vekili sıfatıyla sanıkların cezalandırılmasının talebi karşısında dosyadaki bu ifade biçiminden katılma isteğinin bulunduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere SHÇEK’in katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt de bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören SHÇEK’in davaya katılmasına karar verilerek katılan vekilinin de temyizi ile sanıklar … ve …’ın mağdure … (…)’a karşı fuhuş suçundan beraatlerine dair hükümlerin temyiz edilmediği anlaşılmakla, bu sanıkların haklarında kurulan diğer hükümlerle sınırlı olarak inceleme yapılmasına ve tayin olunan ceza miktarları nazara alınarak sanıklar …, …, …, …, …, … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
Sanık …’ın soyadının… olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar … (…) ve …’ın mağdureye yönelik fuhuş suçlarından, sanıklar …, …, …, …, … ve …’nın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından, sanık …’ın çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen beraat hükümleri ile, delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıklar …, … ve …’ın…’e karşı işlemiş oldukları fuhşa teşvik etmek suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri, usul ve kanuna uygun olduğundan, SHÇEK vekili, katılan mağdure vekili, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından mahkûmiyetlerine, sanıklar … ve …’ın çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetlerine dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Teşhiste ve Cumhuriyet Savcılığında sanık … ile ilişkiye girdiğini beyan eden mağdurenin duruşmada ilişkiye girmediğini söylemesi, sanığın aşamalarda cinsel ilişkiyi tamamen inkar edip, mağdurenin bir kez kendisini yanağından öptüğünü, arabanın içinde her ikisinin de soyunduğunu ancak yer darlığı ve civardan sesler gelmesi üzerine cinsel ilişkiye girmediğini savunması ve tüm dosya kapsamından sanık …’ın eyleminin basit cinsel istismar şeklinde gerçekleştiği gözetilmeksizin, TCK.nın 103/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Mağdurenin anlatımları, sanık …’in kolluktaki ayrıntılı savunması ve tüm dosya içeriğinden, bir suç işleme kararı altında değişik zamanlarda nitelikli
cinsel istismar eylemini 2 kez gerçekleştirdiği halde, sanık …’in cezasının TCK.nın 43. maddesi uyarınca artırılmaması,
Mağdurenin 28.07.2009 günlü celsede olaylardan etkilendiğini beyan etmesi, mağdure zorunlu vekilinin mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı yönünde rapor alınmasının gerekli olduğu yönündeki talebinin mahkemece de uygun görülerek bu hususta karar verildiği halde, 01.03.2011 günlü celsede bu karardan vazgeçilerek mağdure hakkında Çanakkale Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü Adli Tıp Uzmanı tarafından verilen 22.04.2009 tarihli “mağdurenin ruh sağlığının bozulmadığına” dair yeterli olmayan rapora göre hüküm kurulduğu anlaşılmakla; mağdurenin dava dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna veya 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddelerine uygun şekilde teşekkül edecek bir heyetten görüş alınması kaydıyla üniversite hastanesine gönderilerek ruh sağlığının bozulup bozulmadığı şayet bozuldu ise hangi sanık ya da sanıkların eylemleri nedeniyle bozulduğu yönünde rapor aldırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Sanıklar …, … ve …’in mağdure …’i fuhşa teşvik etmek suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların, nüfus kaydına göre eylem tarihlerinde 15 yaşını ikmal etmeyen mağdureye fuhuş yaptırma eylemlerinin TCK.nın 44. maddesinde düzenlenen fikrî içtima kuralları uyarınca nitelikli cinsel istismar suçuna iştirak olup, mağdurenin birden fazla kişiyle ilişki de bulunmasına aracılık yaptıkları da dosya kapsamından anlaşılmakla, eylemlerinden dolayı TCK.nın 103/2 ve 43. maddeleri yerine, TCK.nın 227/1. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi.
Sanık … hakkında ayrıca adlî sicil kaydında gözüken ilâm kayıtlarının kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir onaylı birer örneği getirtilerek tekerrüre esas olup olmadıklarının denetime imkân sağlayacak şekilde tartışılmaması,
Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelenmesine gelince;
Mağdure duruşmadaki anlatımında, sanığın kendisine yönelik cinsel bir davranışının bulunmadığını, soruşturmadaki ifadesinde kafasının karışık olduğunu şimdiki beyanının doğru olduğunu ifade etmesi, sanığın da tüm aşamalarda atılı suçu işlemediğini savunması ve tüm dosya içeriği karşısında sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği halde mahkûmiyetine hükmedilmesi.
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, SHÇEK vekili, katılan mağdure vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.