Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/3031 E. 2013/11786 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3031
KARAR NO : 2013/11786
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan beraatine dair Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.10.2010 gün ve 2007/92 Esas, 2010/255 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdur vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurun şikâyetçi olduğu, zorunlu vekilin de mağdurun beyanlarına katıldığını ifade edip, mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdur …’ın davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. …’ın katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle yapılan incelemede;
CMK.nın 232/2-c maddesinde beraat kararında suç tarihi gösterilmeyeceğinin hükme bağlandığı ve dosya içeriğinden yargılamaya konu olayların 2004 yılı Temmuz ayı içinde gerçekleştiğinin iddia edildiği açıkça anlaşıldığı halde, gerekçeli kararda suç tarihi olarak 2003 yılı Temmuz ayının gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanığın suç tarihini de içine alacak şekilde 2004 yılı yaz aylarında bahse konu bakkal dükkanında çalışmayıp, bir televizyon kanalında staj yaptığı ve mağdurun sanığı önceden tanıdığı halde, kolluk ifadesinde bildirdiği eşgal bilgilerinin sanıkla uyumlu olmadığının anlaşılması, mağdurun olay tarihinde sanığın evinde kulakları duymayan dedesinin olduğunu söylemesine karşın, belirtilen dönemde sanığın ailesi ile birlikte yaşadığı evlerinde böyle birisinin yaşadığına dair hiçbir bilgiye ulaşılmamamış bulunması ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın atılı suçu işlediğini gösteren cezalandırılmasına yeter kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.