Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/4359 E. 2013/13704 K. 23.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4359
KARAR NO : 2013/13704
KARAR TARİHİ : 23.12.2013

Çocuğun basit cinsel istismarı (2 kez) suçundan sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; sarkıntılık (2 kez) suçundan mahkûmiyetine dair … 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 17.06.2010 gün ve 2006/13 Esas, 2010/500 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mağdureye karşı Mayıs 2004 tarihinde işlediği eyleminden kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Oluşa uygun şekilde sanığın işlediği kabul olunan sarkıntılık suçunun düzenlendiği 765 sayılı TCK.nın 421/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre, 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu ve suç tarihi olan Mayıs 2004’den inceleme gününe kadar bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında mağdureye karşı Aralık 2005 tarihinde işlediği eylemlerden kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın suç tarihlerinde mağdurenin farklı günlerde kolundan tutması şeklindeki eylemlerinin cinsel arzularını tatmin amacına yönelik olmadığı ancak eylemleri gerçekleştirdiği sırada mağdureden hoşlandığını söylemesinin zincirleme şekilde cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK.nın 105/1, 43. maddesi yerine sarkıntılık suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün ceza miktarı yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.